Kampüs niye? Emekliye

KAMPÜS NİYE? EMEKLİYE…

Bir ömür gelir, geçer, yaş kemale erer.
Geçim derdi derler, mücadele ederler.
Çalışır ,didinir, yorulur tükenirler.
Gün gelir, emeklisin der, yolcu ederler.

Yabancı değil mahallenin sokakları.
Her köşeden seslenir evcil hayvanları.
Konuk eder her gün, bahçeleri, parkları.
Gelir diye beklemezler hafta sonları.

Bilir, tanır, mahalleli emeklileri.
Kol, kanat gerer, emekliye dernekleri.
Saymakla bitermi hiç faaliyetleri?
Bitmez, tükenmez, yenidir etkinlikleri .

Çiğdem de bir muhtarımız var, adı Özlem.
Hizmet der, koşturur, gece, gündüz, demeden.
Derneğin Fatihi, olurmu söz etmeden.
Başarının sırrı neden? sen, ben, demeden.

Belediye unutma ha.. emekli diye.
Emekliye kampüs, dikildi mahalleye.
Cumhuriyet bayramına yetişsin diye.
İşte yakışanı yaptılar emekliye.

Gencecik başkan Can, bizim Çankaya’mız dan.
Yapılsın, yaparız der, tereddütsüz bir an.
Sarılmış, dururmu, kolları sıvamadan.
Yapıldı da bitti, göz açıp kapamadan.

Başkentin Çankayasına yakışan kampüs.
Emeklilerin bileceği, Çiğdem de süs.
Yıllarca çalışmakla geçse de ömrümüz.
Cumhuriyet bayramın da derinden bir his.

Güven der yol açın, sevgiden düşünceye.
Ha gayret, gece, gündüz, bitirelim diye.
‘Hak ettiler yapalım’ diyen başkan beye.
Saygı duyalım, hürmet ile emekliye.

27 Ekim 2025
Güven Gürbüz
Ankara

Gitme gurbete

GİTME GURBETE

Boynu bükük yollar, ‘Gitme’ der de tutar kolundan.
Dizleri tutmaz. Kim anlar? Sormaz ki hiç halinden.
Gören der; ‘Kim bir vefa görmüş ki gurbet elinden?’
Saz nereden? Söz nereden? Gitme memleketinden.

Yaylaların yolu uzar, yüksekçe den yüksekçe.
Tozu dumana katar, atlar, dört nala koştukça.
Feryadın olur, sesin çoğalır, kalbin sustukça.
Düşün de düşün, düşünen sen, memleket oldukça.

Ne ararsın deli gönül, çağlar dereler çağlar.
Arama boş yere, bitmez dünya da gam ve keder.
Eser acı poyraz, eritmez karlarını dağlar.
Büker garip boynunu büker, kim halini sorar?

Ne gezersin buralar da, bak viran olmuş bağlar.
Maziden ne eser, yerin de şimdi yeller eser.
Gazel olur toprağa düşer, kış olur kar kaplar.
Gelen göçer, gidenler unutturur, zalim yıllar.

Güven der hal bilenler anlar halsizin halinden.
Dökülür cümle aleme, ballı kaymak dilinden.
Dostlar meclisinde, söylenirsin hep bir ağızdan.
Her ne varsa vardır, ayrılma sen memleketinden.

20 Eylül 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar -Ankara

Kopuşlar

KOPUŞLAR

Kopuyor dalından, birer, birer, tutunanlar.
Kimin de ayva, kimin de nar, çeşit, çeşitler.
Güz gelende, düşer dalından sarı gazeller.
Hep bir ağız dan, ayrılık türküsü söylerler.

Kopan kopana, dalların da dalsız kalanlar.
Duymuyor kulakları, sağır, sessiz, rüzgarlar.
Bir gece içten çalınır ahşaptan kapılar.
Uğultulu gece, karanlıklara karışır.

Kopuyor yürekte, ateşten köz, köz, kor alev.
Düşüyor acı gönlüne, büyüyor koca dev.
Kopuş ki ne kopuş, neresinden bil ki velev.
Kalk ayağa der gibi vücut, beden de bir ev.

Kopuyor çığ gibi yamaçlarından dağların.
Hangi köhnemiş yıllarından kalma çağların.
Yazılan, silinen, bahtı bu kara tahtanın.
Devri, devranı, bahtların, sessiz kopuşların.

Kopmak ki ne kopmak bu, sonunda ayrılıklar.
İçine düşmüş düşler, dipten dipsiz kuyular.
Sallandıkça boş kovalar, yorulmuş çıkrıklar.
Tutmuyor, tartmıyor, yorgun, bitap düşmüş kollar.

03 Eylül 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar -Ankara

Vatan, Millet, Güçlü Devlet

VATAN, MİLLET, GÜÇLÜ DEVLET

Şahlanıyor yine dört nala bizim kara yağız atlar.
Kiminin rengi al kırmızı, kimi süt beyaz dan aklar.
Göklere kanat açarlar, enginden enginlere koşar.
Tarihten alır adlarını geleceğe yadigarlar.

Gökleri aştı, yedi düvel bakıştı, bakmadan şaştı.
Uzaya doğru bir yol alıştı. Dünya ya kuşbakıştı.
Teknoloji kızıştı. Kendi kendini aştı. Yarıştı.
Bulutları yardı. Çelik kubbeyi baş tacımız yaptı.

Güvenme sakın düşmana, değişir sabahtan akşama.
Azığını hazır et. Kazığa dikkat. Gücüne güç kat.
Türk oğlu Türk. Sabır, selamet. Kendi göklerine hükmet.
Dağlar, taşlar, iniler. Düşman uyumaz dinler. Hep nöbet.

Vatan. Millet. Güçlü Devlet. Elele. Koş, bekleme davet.
Vatanına göz diken namert. Alır yanıtını elbet.
Göklere uzanan yayı, çeker, ok yaparız semayı.
Şahinler izler gökte ayı, kartallar tanır dünyayı.

Demirden güçlüdür çelik. Biz ezelden beri hür idik.
Göklere zincir vuracaklarmış. Aslan gibi kükredik.
Akıl izan dedik. Zalime diz çökmedik. Hep çalıştık.
Atamızı da dinledik. “Türk, öğün, çalış, güven” dedik.

Gökten istikbal uzaya çıktı. Zalim mazluma taktı.
Mertlik bitti. Kalleşlik boy attı. Araya füze kattı.
Dünya seyretti. Gökten düşen ateş, neleri mahvetti.
Tarih sustu. Kimlere, kimbilir, neleri hatırlattı.

Güven der, zannetmesinler su uyudu, düşman uyuttu.
Zaman birlik vakti. Barıştan yanadır hep Türk’ün ahti.
Akıl, fikir, düşünce, yarıştı. Çelik kubbe oluştu.
Türk’ün gücü birleşti. Dünyanın kafası da karıştı.

28 Ağustos 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara