BİZİM BAYRAMLARIMIZ

BİZİM BAYRAMLARIMIZ

Yaradanımızın yüceliğidir bizim bayramlarımız.

Nefsin, irade ile bir olup tattığı açlığın, uykusuzluk ile yoğrulup, insanlık faziletinin duygularımıza neşrettiği, mübarek ramazan ayının sonunda;

Bayram sevincine büründüğü, bir büyük hazinedir bizim bayramımız.

Nice gönüller bir olup, yardımlaşmanın, dayanışmanın, birliğin, beraberliğin, inanç sistemimizin bütünlüğüdür bizim bayramlarımız.

Daha çok kaynaşma, yakınlaşma, hatırlanma, uzakları yakın eden, gönüllerdeki sevgilere akın eden, aramızda olmayan ebediyete intikal edenlerin kabirlerinin ziyaret ve dualarımızla yüce rabbimizden niyazlarımızdır rahmet ve şefaat..

Bir bayramdan, bir bayrama;

Kimimizi alırken yaradanımız yanına, yeni doğanlarla nice yuvaları şenlendirirken,

geçmişten geleceğe köprü kurup, üzerinden geçtiğimiz uçuşan yılların yaşamımızdaki bıraktığı izlerin içerisinden sıyrılıp;

Nice bayramlara daha umut ve neşe ile kavuşabilmenin hazzını ruhumuza işleten bizim bayramlarımız.

Hayırlıyı, hayırsızı, vefalıyı, vefasızı, eleğin tellerinden süze süze geçirdiğimiz,

çuvalın dibine baktığımızda bir küçük delikten bile ne kadar boşa akan hayat tanelerinin birer,birer yok olduğunu anladığımız,

Ramazan ayı;kendi kendimizin mizan cetvelini çıkardığımız, ruhumuzun muhasebesidir.

Kebir defterimizde ahiretde hanemize yazılacak sevaplarımızın bol olması, Günahlarımızn silinip,
af ile rabbimize yönelişimizin mübarek ayın sonunda İnsanlığın faziletini daha çok hissettiren,
maneviyat dünyamızın en büyük hazzıdır bizim bayramlarımız..

Nice mübarek bayramlara daha kavuşmayı yüce rabbimiz nasip etsin, sevdiklerimizle beraber, hep birlikte.

Bu bayramda aramızda olmayan, ebediyete intikal eden sevdiklerimiz için okuduğumuz duaları, rabbimiz ruhlarına vasıl eylesin.

Bayramınız mübarek olsun.

03 Haziran 2019

Güven Gürbüz

UMUTLARIMIZ BOL OLSUN

UMUTLARIMIZ BOL OLSUN

İçimizdeki hayattır umut;

Bittiğinde geceleyin ay ışığına,

Çoğaldığında şafak vakti doğan güneşe sarılır.

Bazen çok serindir, bazen ısıtır içini.

Ne çok serinlediğinde üşütmek,

Ne çok ısındığında yanıp, kavrulmak.

Umudun olmadığında ne Azim azmeder, Ne çaba gayreti paylaşır.

Sebat etmekle başlar yine her şey sil baştan.

Yıllara meydan okumaya yetmesede ömür,

Yinede ne demiş alim; “Umut fakirin ekmeğidir.”

Onunla doyup, onunla tutunmaktır hayata.

Umutlarımız her zaman bol olsun..”

19 Nisan 2019

  • Güven Gürbüz –

YENİ YILINIZI KUTLUYORUM..NİCE MUTLU YILLARA.

“YENİ YILINIZI KUTLUYORUM..NİCE MUTLU YILLARA.”

Eskiyen yıllara, yeni eski yıllar daha eklerken,

hep yenilerden umut, hep yenilerden beklentiler,

hep yenilerden daha iyisi…

Beklentileri bitmeyen,

bittiğinde hayatında anlamını bulamadığı,

sayılı günlerden oluşan, paket, paket, yıllar kapımızı çalar..

Hep güleryüzle karşılarız, sonraları bilinmezlerle..

Uğurlarken soğuk kış gecesinde, kimi zaman sitem, kimi zamanda

“..Ne zamandı, terkettin beni hey gidi uçuşan yıllar.. ” der, tebessüm ederiz..

Her yeni yılda büyüyen hayallerimizin aslında var olduğunu,

onu yaşayabilmek için düşüncelerimize daha ne kadar aydınlık katabilirize yanıt bulmamızda gerekiyor..

Düşüncelerimizin, usumuzda devrim yaptığı, negatif düşünceleri silip attığı,

Doğru bildiğimiz yanlışlarında olabileceğinin idraki ile yaşamın kıyısından aydınlığı görebilen,

Aydınlık yarınlara doğru hızla koşan tüm yeni yıllara doğru..

Hoş geldin Yeni Yıl..

Tüm yeni yıllara örnek ol..

Güven Gürbüz

31.12.2017 – Şebinkarahisar / Ankara

RAMAZAN AYINA GİRERKEN

RAMAZAN AYINA GİRERKEN

Ey!.., yeri, göğü..

cihan-ı alemleri,
canlı, cansız, tüm varlıkları,
yaratan yüce Rabbim..

Doğru yoldan,
dinimizden, imanımızdan,
kitabımız kuran’ımızdan,
Hz.Muhammed (SAV) efendimizin yolundan,
İslamın yolundan,
Kuran’ın yolundan,
senin yolundan,
ayırma bizleri Allahım..

Dualarımızı kabul et.
Günahlarımızı affet.
Cennetinde en iyi yerlere,
gelmeyi hepimize nasip et.

Adını bildiğimiz, bilmediğimiz, bilemeyeceğimiz,
Gördüğümüz, görmediğimiz, göremeyeceğimiz,
Duyduğumuz, duymadığımız, duyamayacağımız,
Tüm canlı ve cansız varlıkları yaratan,

Sırrı sende gizli, bedende ruhları,
ete, kemiğe bürüdüğün nice bedenleri,
atomu, elementi, molekülleri,
uzayı, evreni, sonsuzlukları,
güneşi, ay’ı,yıldızları,
yeri, göğü, bulutları,
dünyamızı,
Yaratan sensin.

Koru hep inananları.

Sadece ve sadece sana inanırız.
Sadece ve sadece sana kulluk ederiz.

Sen..gören, bilen, işiten,
Sen..gördüren, bildiren,işittiren.
Sen tek yaratıcımız, Sen tek ilahımızsın..
Senden başka ilah yok.

Her ne gelirse senden gelir,seni biliriz.
Senden yardım diler,sana sığınırız.

Dosta, düşmana,muhtaç eyleme.
Dara düşürüp, muhannete muhtaç bırakma..
Elden avuca düşürme,hemen al yanına.

Şükür sana ya Rab..
Geldi onbir ayın sultanı.
Nurlu ışığınla aydınlattın dört bir yanı.
Oruç ile ibadetin,manevi huzurun, en güzel zamanı.

Şükürler olsun sana.
Kavuşturdun bizleri Ramazana,
Sevindirdin, bahşeyledin her müslümana.

Güven Gürbüz

www.guvengurbuz.com

05 – 06 – 2016

BİR PENCEREDEN

BİR  PENCEREDEN

– Güven Gürbüz –

Bir bulutun içindeki güneş gibi doğsa  gönlümüze tüm sevgiler.

Bulutların arkasından masmavi gökyüzü görünse,  baktıkça  deniz gibi , deryaların içinde kaybolsa gözlerimiz.

Aydınlığı yakalayabilmek sonra, gözlerimiz kamaşırcasına, sarılsak birbirimize, tüm dostlukların elleri kenetlense birbirine.

Akşam karanlığı çöksede üzerimize yorgan gibi, soğuk kış gecelerinde bizlerde,  altında ısınabilmeyi öğrensek. Isıtabilmeyi…

Görebildiğimizide fark etsek. Düşmeden yürüyebilmeyi.

Çocuklar gibi tertemiz duygularla bakabilmeyi hayata.

Kalpleri katılaşmış, keçe gibi sarılmış olsada kimilerinin ruhları, bizler kendi sıcaklığımızda onlarıda ısıtabilsek. Ve artık anlatabilsek bakmak ile görmek arasındaki farkı.

Keşke, ama hep keşke, görebilsek gerçek düşüncelerle, ayırt edebilsek, yaradanımızında olduğunu bilerek, haklıyla, haksızı ..

Sonra, şafak vakti tekrar uyanabilsek.

Çocuklarla elele, sofralarda, onların başlarınıda okşayarak, sevgilere sevgi katabilsek.

 Sevebilmeyide öğrensek. Dünyanın herhangi bir yerinden çıkan feryadı, mahallemizin bir köşesinden, hatta kapımızın önünden çıkan bir feryat gibi hissedebilsek. Duyarlı olabilmeyi de öğrensek.

 Hemen şimdi, yanıbaşımızda içli, içli, içten içe gözyaşı döken bir babanında, gözlerinizin içine baka, baka,  baka kaldığında, içine doğru akan gözyaşlarınıda hissedebilsek.

Tüm hislerden hisler doğsa, yaşamanın gayesinin, kendini yaşatmaktan öte, toplumunda mutluluk ve huzur içinde yaşaması için, bu gün biz de ne düşündük, neler yapabildik acaba..? Ne olduk..? Diyebilsek..

Yüce rabbimiz hepimizin kalbini selamet eylesin..

Güven Gürbüz – Şebinkarahisar – Ankara