İLGİYE MAZHAR GENEL KURUL-2

İLGİYE MAZHAR GENEL KURUL-2

Şebinkarahisar ve yöresinin ortak sorunları gereği STK’ların birlikte hareket ederek güç birliği oluşturmaları gereği hasıl olmaktadır.

Kendi içinde güç birliğine ulaşamayan ilçe STK larının başarı oranı, ileride oluşturulabilecek konsorsiyumlarda da bütünlüğe katkı sağlaması zor gözükecektir.

Şebinkarahisar STK ları içerisinde yer alan hemşehrilerimizin samimiyetle hareket ederek bu oluşumlara katkı sağlaması şarttır. Bu katkı Hümanist duyguları kişilerinde içerisinde barındırması gerekir. Gerek dil, gerek uslub, gerekse söylemler, İntiba anlamında birliğin beraberliğin tesisinde ve süreceliğinde önemli bir unsurdur.

Ankara Vakfımızın Genel kuruluna iştirak eden, STK başkan ve yönetim kurulu üyelerinin müsbet, kendinden emin, özgüven içeren konuşmaları, birlikte hareket etmenin, sahiplenme duygusununda ne kadar önemli ve gelişmiş olduğunun ibaresi olarak telakki etmek lazım. Giresun STK larını temsilen katılımın olması ise Giresun ilçelerininde konuya vakıf olmalarının ve harekat tarzının geliştirilmesinde güç oluşturmaya yönelik adımlar olduğunu unutmamak lazım.

Yerel Yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik çalıştayların iyi takip edilmesi ve Devlet ile özel sektörün bu yönde atacağı ve atması gereken adımlar hakkında yol gösterici olacaktır.

Vakfımızın toplantısında dikkat çeken önemli unsurlardan biriside fikirlerin çok olduğu ancak bu fikirlerin hayata geçirildiği ve geçirilmesi düşünülen aksiyon planlarının sentezinin iyi yapılarak gelecekte başka ellerde başka amaçlarla hizmet etmesine yol açmamasıdır.

Genel kurul sonrası yapılan sohbet babında kişisel düşüncelerin paylaşımı esnasında dikkatimi çeken unsurlar üzerine yorum yaparak yazımı sıkıcı ve basit hale getirmek istemiyorum.

Vakfın eski başkanlarından, uslub, tavır ve sevgi dilinde yapıcı konuşmaları ile takdir ettiğim Ünsal Uluçeçen abimizin organik tarım ve pazarlaması, Şebinkarahisarlı üreticilerin geçimine de ciddi katkılar sağlacak bir pojenin ne denli önemli olabileceğine değinmesi oldu.

Yardımlaşma Derneğimizin başkanı Mehmet Şimşek’in genç ve dinamik olması, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte ortak dilde buluşarak, fikir ve görüşleri dinleyerek tarz geliştirme yönünde başarılı olduğuna kanaat getirdim. Organik tarım konusunda Derneğin girişimleri olduğunu, İstanbulda kurulacak alt yapı ( arazisi kendine ait Organik AVM ) ile memleket ürünlerinin pazarlaması sağlanarak gerek yöremiz üreticilerine gelir, gerekse elde edilecek gelirle derneğinde gelecek mali yapısının süreceliğne katkı sağlayacağı aşikardır.Güçlü bir mali yapı ile dernek Türkiye’de parmakla gösterilecek bir Dernek olmaya mamzet olması elbetteki diğer STK larında dikkatinden kaçmayacaktır.Önemli olan Yerel idarelerle bu mali yapının yörenin istikbali yönünde işbirliği içine girmesidir. Devletin sağladığı teşviklerden yeterlii derecede yararlanmak ve yaygınlaştırmak, proje çalışmalarına önem vererek yeni aksiyon planlarına yönelik bir araya gelerek istişare gücümüzü artırmalıyız.

Şebin cevizinin üretimi ve yaygınlaştırlması yurt dışı pazarlara açılımı,ciddi bir gelir getirici unsur olacağı yine dile getirilen konular arasında yer aldı. İstanbul Şebinkarahisarlılar Vakfı Başkanı İşcan Şebinkarahisarda kurulan ceviz bahçelerinde Şebin orjinli cevizden bahisle kalite yönüne değinirken, Ceviz üreticisi Yaşar Kaynak ve kurduğu ceviz bahçesinde chadler türünün kısa zamanda daha çok ürün, iklim koşullarına uygunluğu ve teşvikinin sağlanması, üretici sayısının artırılması yönünde teşviklerden bahsetti. Ankara Vakfı Başkanı Yaşar Yücel Ceviz festivallerinin önemi ve festivallerde üreticilerin o yılki hasadının teşhiri, satışı, üertici ile tüketicinin buluştuğu, tanıtım organizasyonu ağırlıklı olmasınında öneminin altını çizdi.

Giresun STK larından toplantıya iştirak eden Sayıştay Başdenetçisi genç bir arkadaşımızda İşsizlik konusuna değinerek, gençlerin iş konusunda muzdarip olduklarını ,STK ların bu yönde de adım atmalarının, İşadamları Derneğinin bu yönde bir aksiyon geliştirmesinin önemine vurgu yaptı.
Keza Giresun dahilinde Şebinkarahisarlı İş adamları Derneği (ŞİYAD) dışında İşadamlarının bir derneği bulunmamakta. ŞİYAD başkanı Altan Güneş konuşması esnasında bu konuya vurgu yapması Şebinkarahisarlıların metropollerde bu alanda da güçlü bir unsur olduğunu kanıtlar mahiyettedir.Güneş üye sayısından bahisle bu sayının dahada artacağının sinyalini verdi.

Şebinkarahisarlıların Genel kurulda sergiledikleri son derece uyumlu hal ve harekat tarzları, ölçü, seviye, uslub yönünden sevgi dilinde buluşması, Genel kurul sonrası diğer il ve ilçelerin STK larında dillerinde, örnek olduğumuzu unutmamak lazım.

Dedikodu kültürünü teşvik etmek yerine, yapıcı bir dille daha neleri iyi yaparız, hedefe kitlenerek şartları ve koşulları müsbet hale getirerek, aksiyonları konuşarak, proje üreticilerini artırarak, Pojeleri; Sıvas ilinde yaptıkları gibi ( Şebin Medya da haberimizde var) Valimizle birlikte sunumlar yaparak, Devletin sağladığı teşvikleri alarak, BM nin ve AB nin kooperatiflere sağladığı sosyal gelişime katkı hibelerini kaçırmayarak, takip ederek, hemşehrilerimizi zamanında haberdar ederek, elele, birlikte hareket etmeliyiz.

Hasan, Hüseyin, Ali, Veli diyerek değil, Sen ben yok BİZ varız diyerek, samimiyetle ve içtenlikle hareket etmeliyiz. Dernek, Vakıf seçimlerinde çoklu listelerle yönetimlere talip olmalıyız. Gençlerimizn kıvrak zekalarını sahneye çıkarmalıyız. Onlara saha açmalıyız. Küçüklükten sosyal olabilmenin önünü açmalıyız. Günümüz teknoloji sanal dostluklara davet çıkarsada gerçeklik hep yüzyüze olur. Gençlerimizi yalan yanlış yönlendiren fitne odaklarınada dikkat etmeliyiz. Geleceğimiz aydınlığımız gençlerle de genel kurullar yapmalıyız. Başkan, yönetim kurulu üyesi yapmalyız. Ankara Vakfımız bu konulara ehemmiyet veriyor. Başkan Yücel’in azmini gayretinide bir kenara atmayalım. Yıllarca güleryüzü, hoş tavrı ve tevazu ile yaklaşımı Ankara – İstanbul STK ları arasında bağı güçlendirdi. Küçük gibi görünen onlarca işin altında imzasının olduğunu asla inkar etmemeliyiz. Her bir değerimiz kendi alanında belkide hiç farkına varmadığınız, duymadığınız, toplum yararına başarılı işler yürütmekteler.

Bizler sesimizi tek başına çıkardığımızda kalabalıkta duyan hiç olmayacaktır. Ama birlikte ses çıkardığımızda duymayan sağır sultanda kalmayacaktır.

Şebinkarahisarlıların içinde memleketinde bir karış toprağı olmamasına rağmen bu benim memleketim diye gurbet ellerinde, dünyanın dört bir yanında, gözyaşı dökenlerinde olduğunu unutmamak lazım. Bu duygu atalarımızdan bize miras kalmış. Göğede fırlatsanız, toprağada gömseniz, denizlere savursanız, bu duygu bizlerle yaşayacaktır, taaki gözlerimizi son kez kapatana kadar.

Sevgiyle kalın, Sevenleriniz bol olsun..

Güven Gürbüz

Şebinkarahisar – Ankara

18.Ocak.2020 Ankara

İLGİYE MAZHAR GENEL KURUL-1

 

İLGİYE MAZHAR GENEL KURUL-1

ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇEVRESİ KALKINMA DAYANIŞMA VE KÜLTÜR VAKFI

1993 yılında kuruldu ve Başkent Ankara’da faaliyetlerini sürdürmekte.

Arzu edilenin çok üstünde icrai faaliyetlerde bulunması elbetteki her Vakıf ve Dernekten beklenir. Zaman yolculuğunda genele baktığımızda en temel istek ve arzuların hakkımız olan Vilayetliğin iadesi hususudur.

Memleket insanının İktidara yönelik oy tercihlerinin ana sebebide bir umut ışığı olabileceği idi. Maalesef Türkiye’nin gündemine geleceği günü bekliyoruz.Siyasette etkin vekilimizinde ifadesi ile ilk değerlendirmeye alınacağız. İnşallahla, Maaşallahla geçen zaman yolcuğunda dağların arka yüzü görünmüyor. Çünkü bizler yaya gidiyoruz. Kim ne derse haklıdır. Mücadele kavramının tek başına bir işe yaramadığı gerçeğini unutmamak gerek. Birlikten güç doğar sözü bu gerçeği anlatır.

Kalkınma, gelişmişlik, yerinde istihdam, sanayi, iş kolları, eğitim, yer, yurt vs.vs.vs mücadelenin diğer adımlarından sadece bir kaçı. Elbetteki adımları atarken, gelecek zamanıda hesaba katarak saatimizin zilini çaldırarak uyanmalıyız her gün.

Vakfın Vilayetlik mücadelesinin yasal zeminlerde talebine yönelik yasal başvuru ile ilgili süreçler maalesef pozitif bir sonuç getirmedi.  Önceki başkanlardan Av.İsmail Şenol ile birlikte diğer hukukcularımızın uğraşlarını yok sayamayız.

Konuya dağın en tepesinden düşer gibi girdiğim için kusuruma bakmayın. Bazen evin kapısı varken, damdan düşmekte değişiklik kazandırıyor insana.

Vakfımızı yönetenlerin bir çoğu ile teşviki mesaimiz olsada, geri planda seyirci kalanlarımızıda bir kenara atmamak lazım. Keza STK ların seçim standlarına baktığımızda çok fazla listeli talepler maalesef göremiyoruz. Görev ve sorumluluk almak elbetteki atalarımızın genlerinden bir çoğumuza nasib olmamış. Oysaki yaşam toplumları ileriye taşırken, ne en zenginleri, ne de en akıllıları ayakta tutuyor. Çağa ayak uyduranlar ayakta kalıyor.

Vakfımızın değerli büyüklerinden Himmet Gümrah ağabeyimiz verdiği önergede adımı listeye yazmış. Başkanım Yaşar bey de beni arayarak “Geliyorsun genel kurula değilmi..?” dedi. Yıllarca bende işim gereği aktif olarak vakfın icrai faaliyetlerine katkı sağlayamadığımdan dolayı kendimi mahçup hissediyordum. Tansiyon siyasetimide bırakarak, kürsünün bir kenarından tutunmaya çalışacağım. Yüce Rabbimiz yüzümüzü ak eylesin. Bende yönetimde kurul üyesi olarak yer aldım. Bazı yerlerde adımız geçmese dahi haber olarak kendimi de Şebin Medya da haberin içine sıkıştırdım. Af ola..

Genel kurul izlenimlerimi, genel durum sentezim, konuşmalar, dillendirilen konular, şeker, kaymak gibi tatlı STK başkanlarımızın, yöneticilerin, sıfatlarını yakından görmem, sözlerini işitmem, duyguların paylaşımı, hissiyatları kavrayabilmek, beyin okuma yöntemini, kendime göre telepati kurmam, nedendir, niye, niçin..? soruları, kafamı kurcalayan sorular..Elbetteki bunların kaleme dökerken tansiyonumunda ahvali durumunuda göz önüne alarak, inşallah ölmez canımız sağ kalırsa, bir sonraki yazıda yazayım diyorum..

Sizleri hürmetle selamlıyorum..

Genel kurulda vazifeye dair olan yol arkadaşlarıma başarılar temenni ediyorum.

Cenab-ı Allah yüzümüz ak, gönlümüzü pak eylesin.

Güven Gürbüz

14 Ocak 2019 – Başkent Ankara

İNSAN MI..?

İNSAN MI..?

Gökyüzünü çaldılar,
Koca, koca, binalar.
Yoksula bakmadılar,
Maddiyata tapanlar.

Kuruyan pınarları,
Yok olan ağaçları,
Eskimiş mevsimleri,
Giden gelir mi geri?

Kula, kulu kul yapan.
Ecdadı hiçe sayan.
Vatanını unutan.
Değil mi ki insandan?

Kibir boyundan büyük.
Ne bilir büyük, küçük.
Akıllar hepten kaçık.
Dökülmüş açık, saçık.

En büyük geçim derdi.
Kimi, kimse bilmedi.
Halin nedir sormadı.
İnsan, insana kadı..

Güven der bilmeyelim.
Haksız mı? sormayalım.
Nerdeymiş? görmeyelim.
Ne demiş? duymayalım.

Güven Gürbüz
3 Kasım 2019 Şebinkarahisar & Ankara

VEFASIZ..

VEFASIZ..

UNUTULMUŞLAR BİRER, BİRER.
ADINA DA KADER DİYENLER.
BİR TENHA DA O’NU GÖRMÜŞLER.
KENDİNE BİR DE DOST BİLENLER..

GÜNEŞE DÖNENLER YÜZÜNÜ.
KARANLIĞA GÖMER ÖZÜNÜ.
BİLMEZLER Kİ, ÖZÜN SÖZÜNÜ.
KALP SÖYLER, AÇAR DA GÖZÜNÜ..

KİBİR EYLEME, DUR BİR KERE.
SARILMA DOST DİYE AKREBE.
KİMİ BEY OLUR, KİMİ MARABA.
ŞİMDİ KİM BİLİR Kİ, NEREDE.

KIYMET BİLMEZ,HEPTEN UÇARSIN.
KANADIN DA YOLUK BİLMEZSİN.
YAR YAMANDIR DAĞLAR, GÖRMEZSİN.
YAR DEDİĞİN DİYAR, SEVMEZSİN.

UNUT DEDİLER VEFASIZI.
İÇİNDE YOKTUR HİÇ BİR SIZI.
MAKAM, MEVKİ, ŞÖHRET, HIRSIZI.
MADDİYAT İÇİN ÇALAR SAZI.

PARA, PUL İÇİN OLMUŞ ARSIZ,
ARSIZ OLUR SONUNDA GAMSIZ.
İKİ KAPILI HAN, KAPISIZ.
ANAHTARI KALP DEDİR,SAPSIZ.

BİR HAYALDİR HEP ADIN ADSIZ.
HER İKİ CİHANDA BİR SENSİZ.
OĞLUN, KIZIN, KALINCA SESSİZ.
BULAMAZSIN KUYULAR DİPSİZ.

BIRAK YALAN DÜNYADA KALSIN.
YILLARA NİSBET ALTIN TASIN.
KİMEDİR TUTTUĞUN O YASIN.
BU GÜNDE VARSIN, YARIN YOKSUN.

GÜVEN DER; SÖZÜN BAK SÖZ OLUR.
KİMİ ALTIN, KİMİ PAS KALIR.
CAHİL İLE SOHBET MASALDIR.
ALİM İLE İRFAN MİRASTIR.

30 EKİM 2019 – ŞEBİNKARAHİSAR -ANKARA

GÜVEN GÜRBÜZ

MAKARA İPLİĞİ

 

MAKARA İPLİĞİ

Yırtık, sökük, kopuk, bir şekilde düzeltilir elbet..

İğne ile iplik birlikte bir çok işi başarırlar.

Önemli olan ipliği iğne deliğinden geçirip, sonrada mahareti gösterip, işe yarar hale getirmek, “Pek de güzel olmuş” dedirtmektir cümle aleme..

Yaşamın içinden gelen seslerdir kulak verdiğimiz.

Çoğu zaman duymazcılıktan gelinen, bazende hiç önemsenmeyen, sırtımıza giyip, çıkardığımız elbise gibidir unutulmaya yüz tutmuş değerlerimiz.

Hatalarımızı, eksiklerimizi, noksanlarımızı tamamlayan, iğne, iplik misali birbirine tutturduğumuz yamalarımızdır doğallığımız..

İğnenin, ipliğin ne önemi var ki deriz hep..

Bir gün gelir makarada iplik bittiğinde, makara çöpe, iğne perdeye iliştirilir..

Ne zaman ki, bir makara iplik daha sahneye çıkana kadar..Ne zaman ki yırtığımızı, söküğümüzü görür isek,kimselere güldürmeden ahvalimize..

Bardaktan boşalan su misali, ipliğinde makaradan boşalması gibidir ömür.

Maharetin sahibi, gördüğü işin iğne, iplik ile olduğunu bilsede, hep önde gider, güzel iş çıkardım der, diktiği elbiseleri, yamaları, sökükleri, yırtıkları göstererek. Kimbilir yılın terzisi de seçilebilir. Kendisini tutamaz da kibir abidesine de dönüşebilir maazallah.

Önemli olan başarmak ise eğer, başarıya ortak olanları da unutmamak gerek.

Makarada ipliğin bitmesi, iğnenin yere düşüp kaybolması değildir salt eksikliklerinde hiç biri işin düzgün gitmeyeceği gibi.

Kimi iğnenin deliği küçük, görmeyen gözlerin delikten geçiremediği ip, ipin çürüğü, birde gözlüğe gerek duymak gibi..

Hayat denen yolda iğne, iplik, misali.

Bir başkasının iğne ipliğine göz dikmek değildir en iyisini yapabilmek için.

Sahip kılabilmektir, emeğin ürettiğine, emeği üretene..

Bir ömrün sonunda;

Giydiğiniz en son elbiseye bakamadan daha, hayata gözlerinizi yumarken.

İpliğin son kez sarktığını görememektir kaput bezinin bir köşesinden sallandığını..

İğne iplik misali dikebildi isek kafamızın içindeki düşüncelerin yırtığını, söküğünü, bir sonra ki sefere kadar sağlam tutabilmekte önemlidir.

Söz içinde söz, Söz ola..

Sevgilerimle,

05 Eylül 2019

Güven Gürbüz