GEL HELE.. ŞEBİNKARAHİSAR’A

fotoğraf0296

GEL HELE..

ŞEBİNKARAHİSAR’A

 

Dere yolu derler, Şark’a uzanır..

Şark-ı Karahisara yol aranır..

Kıvrıla, kıvrıla, dağlar sızlanır.

Bir yol ver hele der, gardaş darlanır..

 

Toprak durmaz yerinde. Kayar.., kayar..,

Ağaçlar tutunmak için kök salar.

Toprak altından sular, çağlar.., çağlar..,

Gel hele der. yolcusu soluklanır..

 

Seher vakti dir, gözler uykulanır.

Bitmez yollar, yoldaşım kahırlanır.

Çıkar yokuşu, tutmaz dizi zorlanır.

Gel hele der, köylerde ağırlanır…

 

Genci gurbet, yaşlısı sılamız der.

Alır götürür hep, meçhule yollar.

Akar gözünden, dinmez seldir yaşlar.

Gel hele der, uzatılır mendiller.

 

Bizim eller dostlar, pekte yamandır.

Ahvalini bilen, en çok sevendir.

Koşar giderler, çağıran sıladır..

Dinle hele oğul der de sarılır..

 

Bir fidanda sen dik, bak kurumasın.

Çiçeği burnunda, hep yeşil kalsın.

Adını varsın, kimseler sormasın.

Güven der; Sen Şebinkarahisarsın..

 

03 Haziran 2014

Şebinkarahisar..

NE ÇEKTİN BE ŞEBİNKARAHİSAR

fotoğraf0203

NE ÇEKTİN BE ŞEBİNKARAHİSAR

Çiğnene çiğnene yol olmuş saçların, kel başına ilaç kim ola…

Taramaya hali kalmamış berberin, kalan son beyaz saçıda kim yola…

Kulakların duymamış, yolun ırak kalmış doktorun kim bula…

Gözlerin uzaklara bakmaktan yorulmuş, gözlüğünü kim taka..

Yolların vefasızlığından, dostların hayırsızlığından, Ne çektin be Şebinkarahisar…

 

Şarki karahisar derler, ötelere yol buradan gider derdin..

Hanları hamamları açar, yolcuya yoldaş der konak eylerdin.

Kervanlara geceyi yorgan eder, namını sürdürür, giderdin..

Sen bahtı şen, yüzü güleç, ey şehr-i saadetin en gözdesiydin..

Sen bildinde hepsinin kadrini, Onlar bilemediler kıymetini be Şebinkarahisar..

 

Kurtuluşa erince Vatan, Sahiplendi sana yücelerden gelen Atam..

Adını taktı bir gecede, Şebinkarahisar oldun varmıydı yan bakan…

Kalenden gürledi toplar, yıldızlar şahit oldu, Ay koptu dünyadan…

Sen güneş gibi doğdun, doğdun be Karahisar Kuzeydoğu Anadoludan..

Kol kanat oldunda yine durduramadın göçenleri be Şebinkarahisar..

 

Kokar burcu, burcu, yağmur yağınca toprak ananın her bir ucu..

Çayır çimen yeşerir, kuzular dağlarda meleşir, rüzgar eser acı, acı…

Gurbete uzanır eller, geri geri gitsede ayaklar, sol yanını tutar sancı..

O yanık türkülerinide duymaz oldu hancı, ne ağıtlar yaktın be Şebinkarahisar..

Senin gibi memlekete bu yapılırrmıydı. yaptılar işte be Şebinkarahisar…

 

Fabrikalar kurulsun, derdin, dumanlar tütsün bacasından gece gündüz,

Emeğin yüzü gülsün, fakir guraba doysun, sevgilerimiz olsun sonsuz..

Tutun gidenleri yoldan, tutun kolundan, demesin kimse bizler yoksuluz..

Gözlerin doldu boşaldıda, bir mendili çıkartmadılar ceblerinden Şebinkarahisar..

Sözün geçmedi, rüzgarın esmedi, sesin kısıldıda duymadılar seni be Şebinkarahisar..

 

Olsun be Şebinkarahisar, bizler yaşlansakta, yeni yetmeler, yetişmelerdeler..

Yılda bir kezde de olsa bizlerinde hatrını sayarsalarda, yanına koşmaktalar..

Kimbilir bir gün anlamayanların yerine anlamaya başlarlarda, içerlerler.

İçerlerlerde yüreklerinden en içten hissederler, zamanın kıymetini bilirler..

Sen ne söylersen söyle Siyaseten hep bu işler, Anlarlarmı acep Şebinkarahisar..

 

Kimi oradan, kimi buradan, atar tutarlar, yolup yoldurup birde bakarlar..

Senin bağrından çıkan Atalarım böylemiydiler ya Şebinkarahisar…

Hani derdin aç olanı doyuran, çıplağı giydiren, susuz kalanlara su verenler..

Sözünü yutanlar, maddiyata tamah edip varmıydı hiç benliğini satanlar…

Sen sözünün eriydin, Şimdi sormazmısın Şebinkarahisar..

Sen sorarsında kaldımı hiç yüreğinden hissederek duyanlar be Şebinkarahisar…

 

12.05.2013

Güven Gürbüz

MEMLEKET

IMG_20140118_114611

MEMLEKET

Bir yanımız sıla oldu, bir yanımız gurbet..

Açtık dört biryanda çiçek gibi demet demet.

Ana, baba, bacı, gardaş düştük yola Ahmet.

Geldik şehirli olduk, bittik sılada kaldık..

 

Sarıldık boynumuza hayale daldık Ahmet.

Düşündük sonra, boşamıydı çekilen zahmet..

Ne zaman yağacak diye beklerken hep rahmet.

Bir güneş gibi doğdu zihnimizde memleket..

 

Bahar idi, Bulutlarla dolu dolu olduk..

Hatırladık “Nerede?” diye sılayı sorduk.

Tutmadı kol, ne kanat, ilk basamakta kaldık.

Nefes durdu, zihin bulandı, hayale daldık.

 

Geçti yıllar, göçtü dostlar, yok arayan soran…

Zemheri ayında yolları tutar kar boran..

Hayırsız, vefasız kimi, yok hal hatır soran.

Görmez ince mintanlıyı sırtı kalın olan.

 

Ne demişler “Tırnağın varsa başını kaşı..”

Kemale ermiş yaşı, yapar sevgiden aşı.

Tutar fidan yeşerir, eğilmez asla kaşı..

Güçlü olur hep, çıkar suyu sıkınca taşı…

 

Yaşanır hayat bu, daldan dalada taşınır.

Ömür dediğin yol gibi aştıkça aşınır..

Kapanır bir gün gözler, ruhumuzda taşınır..

Hayırlı insan, hayırlarıyla yaşatılır..

 

Çok görmeyin dost, Dereden tepeden bu sözler..

Atadan eser, duygudan doğar, gözden akar…

Ya mendil siler, ya kol yetişir, yada bakar…

Memleket sevdasıdır bu gönüllerde yaşar…

 

28 Haziran 2011

Güven Gürbüz

www.Sebinmedya.com

Genel Yayın Yönetmeni

ŞEBİNKARAHİSAR VİLAYETLİK YOLUNDA..

Amasya, Erzincan, Trabzon,Sıvas derken Giresun’da bekleyen ilçe statüsündeki Şebinkarahisar aslında Vilayet modunda yol almaya devam ediyor. Her an Vilayetliğine kavuşabilecek pozisyonda olmasına rağmen engellemeler maalesef devam ediyor. Önünün açılmasında gösterilen ferdi bir takım çabalar dahi kimi siyasilerce ve civar iller tarafından da engelli hale dönüştürülüyor. Metropollerdeki dernek ve vakıfların son yıllardaki fazla rağbet görmeyen, bireysel hareketlerle yaptıkları girişimleri ise kamuoyu yaratmaya yetmiyor. Kopuk bir yapı içerisinde illik mücadelesi verilmeye çalışılırken, bu kopukluk “Neden vilayetlik?” sorusununun yanıtınıda vermeye kafi gelmiyor. Organize bir yapı gibi görüntü verilmesine karşın, aslında bu yapının zayıf ve kopuk hali dikkatlerden kaçmıyor. Bireysel menfaat ve çıkar hareketleri ile konunun özünün dışına, başka mecralara yönlendirilmeye çalışıldığınıda görmek ise hepimizi üzüyor..

Şebinkarahisar’ın il olmasına yönelik gerekçeleri defalarca yazıldı. Yöre haberlerini iyi takip eden, konuya vakıf okuyucularımız gerekçelerin çeşitliliğini bilmektedir. Bilenler bilmeyenlere anlatmalı. Gerekçelerden çok neden illik konusunun engellenmeye çalışıldığıdır. Spekülatif haberlerden çok gerçekçi yönleri ile konuya el atmak gerek. Siyasilerin kafalarındaki kaygı ve endişeleri giderici ve onlarında hesaba kattıkları pay payda durumlarını yakın markaja almalıyız. Çevre illerin konuya yaklaşımda gösterdikleri hassasiyetleri bilerek konuya netlik kazandırmak, Sivil toplum örgütlerinin koordinasyona kavuşmasını sağlamak, ortak eylem birliği içerisinde, yerel basınla elele birlikte hareket edilmesini sağlayabilmek gerekiyor.

Şebinkarahisarlılar illik mücadelesinde hiç bir şey yapmadılar demek ise haksızlık olur. Ecevit döneminde geçte olsa konu meclis oylamasına getirildi. Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit döneminde illiğin TBMM de ilan edilmesine ramak kala, dönemin siyasilerinin tutumunu, (Anap) mecliste çoğunluğunun sağlanamamasında gösterdikleri tutumu, isteksizlik beyanatlarını unutmamak gerek. Bu somut örnek bize siyasilerin rolünü açıkça göstermeye yetiyor. Vilayetlik yolundaki Şebinkarahisar’ın Vilayetliğinin iadesi yönündeki siyasi engellemeye örnek teşkil ediyor. Eksiklik burada da ortaya çıkıyor ki, geniş tabanlı bir eylem için siyasi arenayıda yoklamak gerek. Yine aynı dönemde bir siyasi parti yetkililerinin İzmir’de düzenlenen gecede, diğer bir siyasi parti temsilcilerine milletvekillerine karşı yanlış yakışıksız sözlü sataşmalı söylemleri..Demekki memleket meselesinden hareketle siyaset maşa değil yeri geldiğinde paşada oluyor..Birlik sağlamak kadar muhafaza etmekte gerekiyor.

 

Şebinkarahisar’a komşu illerin ilçeleride il olamamaktan yakınıyor. Bu yakınma zaman zaman ya sen, ya ben çatışmasınada çekilmeye çalışılıyor. Hatta Şebinli bir milletvekilimiz Ya Suşehri, Ya Şebin birinizden biri vilayetlik isteğinden vazgeçmesi gerek dediğinide unutmuyoruz. Ne kadar hazin ki yine milletvekilimiz “Eğribel’e tünel hayel” de demişti. Diğer tarafta Suşehri Geminbeli tüneli yakın zamanda hizmete açılıyor..Eğribel ile Geminbeli biribirine kavuşup, Karadenize bakarak “Çırpınırdı Karadeniz bakıp türkün bayrağına…” şarkısını söyleyebilseydi..Eğribel geçidine tünel yapımında ise hala 2005 yılında verilen sözde duruyoruz. 2 buçuk senede ortaya çıkan proje bu yıl tekrar yeniden sil baştan bir daha ihaleye çıktı, bir iki buçuk sene daha çizilmesini bekleyeceğiz..Doğru demiş yine milletvekilimiz ” Hayel….”

Üçüncü konuda aman kimse kırılmasın gücenmesin..Vakıf ve Dernekçilerimizin uygulamaları..

Eski T.İ.M başkanı Şebinli Oğuz Satıcı Şebin Meclisi kuralım diye boşa söylemiyordu. O’nun dediğini Suşehirliler yaptılar bile..Ya Şebinkarahisarlı Vakıf ve Dernekleri neler yaptılar..? Koordinasyon sağlayabiliyorlar mı?…

T.B.M.M ne, Partilerin başta AK Parti olmak üzere diğer tüm partilerin grup başkanvekillerine kadar ziyaret eden İstanbul’a münhasır derneğimiz, Ankara Vakfını ve hatta bir partinin Parti genel Başkan Yardımcısı hemşehrimiz, yazarımız Güztoklusu’nu dahi es geçtiler. Yine Kızılcahamam’da toplanan İstanbullu Şebinliler Ankara’ya öksürse duyulacak halde iken sessiz sedasız toplanıverdiler. Ankara yine teğet geçildi.

Ey benim güzel memleketimin güzel insanları ne demiş Veysel,

“Güzelliğin on para etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa.

Kim okurdu kim yazardı
Bu düğümü kim çözerdi
Koyun kurt ile gezerdi
Fikir başka başk’olmasa.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da faaliyet gösteren Ankara Vakfı ve İstanbul arasındaki uzak mesafeyi ise inşallah hızlı trenle aşacak Şebinkarahisarlılar. Vakfın lokalinde de her hafta görüşilecek memleket meseleleri “..Nereye koşuyoruz, dünya şuraya koşuyorken..” Denilecek..Ya da ” Adaaammm.. sende..Memleketi sen mi…kurtaracaksın…”

Ankaralı Şebinlilerden ve Vakıf üyelerinden illik konusunda hiç mi bir şey yapılmadı? Hukuki anlamda yapıldı yapılmasına ama, yapıldığından kimsenin haberi olmadı. Bir yıl sonra haberini verebildik Şebin Medya’dan. Vilayetlik meselesi yargının en üst makamına kadar çıkarıldı. Ancak şu ana kadar müsbet bir gelişme görülemedi. Konunun uzmanı Şebin Medya hukukçu yazarımızda bu konuda hemşehrilerimizi umarım aydınlatacaktır. Aslında yargı sürecine ilk adım atıldığında kamuoyunun aydınlatılması uygun olacaktı. Ancak bazı gerekçeler zuhur ettiki uygun olmayacağı düşünüldü. Umut ediyoruz ki, Hukuki mücadeleden başarı ile çıkmayı ve İlliğin yasal gerekçeler gereği iadesi mümkün olur.

Milletvekillerimizden istekli olanlar kimler acaba diye bir soru işareti ile karşılaşmamız kaçınılmaz. Mart 2010 da MHP Milletvekilimiz Murat Özkan Meclis komisyonuna görüşülmek üzere Vilayetlik konusunu Meclise taşıdı. Haberi Şebin Medya dan önerge tam metni ile yayınlamıştıık. Kendisi ile telefonla görüştüğümüzde yaratılması gereken kamuoyundan ve Şebinlilerin konuya sahip çıkmalarından bahsetmişti. Mart 2010 dan bu güne nasıl bir kamuoyu yaratabildiğimiz ortadadır. Diğer miletvekillerimizin konuya nasıl yaklaştığını merak etmeye gerek yok. Sonuçta görünürde istek var gibi görünüyor ama hükümetin genel politikasından ayrı bir duruş sergilemeleri asla mümkün değil gibi. Gönül isterdi ki önergeye Ak Parti Giresun Milletvekilleride imza atsaydı diğer partili vekillerimizde..Samimiyetin ölçüsü fiiliyattada belli olacaktı diye düşünüyorum.

Sonuç olarak Okyanusta yol almaya devam ediyoruz. Vilayetlik mevzu ise seyir defterlerine yazılıyor..İnşallah İlk Limanda sonuç Şebinlileri sevindireceke şekilde, Şebibinkarahisar lehine olumlu olarak açıklanır. Bunun içinde genel seçimlere sayılı günler kala, koordineli bir yapı ile Şebinkarahisarlılar STK larla ciddi bir çalışma içerisine girerek faal olmaya başlamalıdır. İl olmak isteyen ilçelerin belediye başkanları başta olmak üzere STK lar Başkente yerleşmiş haldeler. Kulis yapanlardan, milletvekillerine raporlar sunanlara, danışmanlarla iştişarelere girenlere kadar hareketlilk devam ederken, Şebinkarahisarlılarda şu şu işleri yapıyorlar çabalıyorlar diyebildiğimiz haberleri ve sonunda Şebinkarahisar’ın Vilayetliğini ilan edildiğinide duymak duyurmak istiyoruz.

İçişleri Bakanlığının il olacak ilçeleri masaya yatırdığı ve süratle görüştüğü haberleri alınıyor ve biliniyor. Bu görüşmelerin mümkün olan en kısa sürede açıklanması bekleniyor. Şebinkarahisarlarında kamuoyu yaratma, iştişareler, toplantılar, kararlar, uygulamalar, vs.vs ile hareketlilik halinde olmasını ümit ediyoruz. Kararlı bir duruş ve insiyatif alma duyarlılığı gösterilebilir ve çaba gayret sergilenebilirse sonucun olumlu olacağına inanmak gerek. Engellemeler her nereden gelirse gelsin bu engellemelere karşı duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymak şart.

 

Saygılarımla,

Güven Gürbüz

www.sebinmedya.com

Genel Yayın Yönetmeni

Pazartesi, 27 Aralık 2010 15:39

ŞEBİNKARAHİSAR’DAN

fotoğraf0302

ŞEBİNKARAHİSAR’DAN

PENCERESİ SARAYDAN,

MEKTEPLİSİ ALAYDAN,

HEM GURBET,HEM SILADAN,

MEMLEKET SEVDASINDAN,

ŞEBİNKARAHİSAR’DAN.

 

KOLALIDIR GÖMLEĞİN,

PEK DOLUDUR YÜREĞİN,

GÖRÜPTE GÖRECEĞİN,

DEYİPTE GEÇECEĞİN,

ŞEBİNKARAHISAR’IN.

 

YAZDIĞIN NAĞMELERİ,

UNUTMA KÖRPELERİ,

SÖYLEDİĞİN DİLLERİ,

ARATMA BU GÜNLERİ,

ŞEBİNKARAHİSAR’I.

 

HABER GELİR GURBETTEN,

BIKTIRMA SÖYLETMEKTEN.

YOL BİTMEZ YÜRÜMEKTEN,

BİR BUSE MEMLEKETTEN.

ŞEBİNİN GÜLLERİNDEN.

 

ŞEBİNMEDYA DİYORLAR,

GÜLDESTE YAPIYORLAR.

BÜLBÜLÜ KAPIYORLAR.

HAL HATIR SORUYORLAR,

ŞEBİN’E AHU DİYAR.

 

KÖYÜN SOR HALLERİNİ,

BUL TOZLU YOLLARINI,

AŞ KARLI DAĞLARINI,

UNUTMA DOSTLARINI.

BUL ŞEBİN DİYARINI.

 

YAZARSAN AHTİM OLSUN,

SELAMIM YERİN BULSUN.

ESKİLERDEN DEM VURSUN.

DÖŞEĞİN SAMAN DOLSUN,

ŞEBİNİ UNUTURSUN..

 

BİLEMEDİM KADRİNİ,

SÖYLEME HİÇ DERDİNİ,

KAPAT AÇMA PERDENi,

ÖPEYİM ELLERİNİ,

GARİBİMİN ŞEBİNİ..

 

BİR DAHA GELEMEZSEM,

SOĞUK SU İÇEMEZSEM,

YÜZÜNE BAKAMAZSAM,

UZAKTIR VARAMAZSAM,

BİTME KARAHİSARIM.

 

BABAM DERDİ RAHMETLİ,

DEDEN ÇEKTİ ZAHMETLİ,

OL DÜNYADA HÜRMETLİ,

MİSLİNCEDE ŞEFKATLİ,

SÖZÜN SÖZDÜR ŞEBİNLİ.

 

DÜŞMAN DÜŞÜRSE DİLE,

ALMAYIN HİÇ KAİLE.

GECE GÜNDÜZE ÇİLE,

KAPILIP GİTME SELE,

ŞEBİN YETER BİR CÜMLE..

 

YAZI YAZDIM ALAYLIM,

GÜMÜŞ FİNCAN KALAYLIM.

SÖYLE DAHA NE YAZAYIM.

OKU FERMAN OLAYIM.

VİLAYETTE YAPAYIM.

16.08.2010 – Pazartesi

Güven Gürbüz

Şebin Medya Genel Yayın Yönetmeni