Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman..

DCIM100MEDIA

Kimini ağa yaptınız, kimini bey.
Fakire kapı önü, zengine saray.
Ha babam, ye babam, yokmu soran. Be hey..
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Anasını beğenmez oldu körpe tay.
Kurt kocadı, tazıları aldı alay.
Tutmaz oldu tas,tava,tencere, kalay.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Kimine çile düşer, çekerde, çeker.
Kimine dayı düşer, yaşarda, yaşar.
Bilmezki yaradanın imtihanı var.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Akrebe benzemesin, zalım akraba.
Satmış özünü, bulmuş mal, mülk, maraba.
Sıfatıda değişmiş, tanımadı  galiba.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Yaş erdi kemale, daldı bir hayale.
Karabulutlar çökmüş, o hoş cemale.
Tükenmiş makamı, düşmüş dilden, dile.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Adam olmaz, hatır bilmez, bu nasıl huy.
Aç kulağın aç, sen, sen olda, gelde duy.
Ok fırladı yerinden gardaş, koptu yay.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Güven’der gidelim gönül yaylasına.
Bir selam verelim dostlar meclisine.
Bu gün sağız, yarın ömrün neresine.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Güven Gürbüz
26 Ağustos 2016 saat 20:40
Şebin Medya

Tarih On beş Temmuz..

Tarih On beş Temmuz..

DCIM100MEDIA

Kara kalem yazdı. Tarih On beş Temmuz.

Vurulurda yıkılmaz, bu bizim yurdumuz..

İşlemez kurşun, eğilmez asla başımız..

Tarihten gelir adımız. Biz Türkiyeyiz…

* * * * * *

Ecdadın ruhu canlandı, sardı cihanı.

Kalktı ayağa, gör dedi hain isyanı…

Bayrağım canlandı, sardı nice bedeni.

Toprağa düştü şehit, vermedi vatanı.

*  * * * *

Sil gözlerini ağlama sen yavrucuğum..

Geleceği senin ellerinde yurdumun.

Deryalara sığmaz, senin o engin ufkun..

Aydın ol. Aydınlığın güneş gibi doğsun..

*  * * *

Karanlıktan gelen, karanlığa gömülür.

Yıkılır köhne düşünce, Oyun bozulur.

Vatan verilmez. Uğrunda şehit olunur.

İnmez bayrak yere, her yerde dalgalanır.

*  * *
Tüm dünya bilir. Büyüktür asaletimiz.

İman dolu, çelik gibi sağlam göğsümüz.

Ne savrulur, ne devrilir, ne yıkılırız.

Her zaman vatanın yılmaz bekçileriyiz..

*  *
Tek milletiz, tek bayrak, tektir vatanımız.

Her şey vatan için. Her türk asker doğarız.

Kanımızdan alır rengini bayrağımız.

Bu yurdun üstünde ebedi varlığımız.

22. Temmuz 2016

Güven Gürbüz

BU BAYRAMDA

Bu bayramda..

DCIM100MEDIA

– Güven Gürbüz-

Hangi bayramdı bilmezsin.
Biri yoktu aramızda.
Bu yılda aynı.
Kalmaz mı olacaktı hatırımızda?
Yarında aynı, yarından sonrada.
Yarınki yarınlarda da..
Sormaz hiç gideni.
Gelenlerle bir aradayız.
Bu bayramda.

*****

Solgun bir çiçeğe dökülen su gibidir.
Canlanır bir an.
Bakma resimlere öyle..
Canlı değil, canlanan hayalinden.
Seni, sana anlatan. Düşmeden koşan.
Düşlerinden doğan.
Kalmadı be.. Nerede…?
Bu bayramda.
O’eski bayramlardan geriye kalan..

****

Bağrındaki ateş kor, kor, olup.
Yakınca elini, eteğini..
Kafesteki kuş gibi çırpınıp,
Açmak isterken göğüs kafesini..
Bilinmezlerde, birileri vardır..
Bekle. Tutacak bir gün elini.
Hani o eski bayramlar deyip,
Bu bayramda.
Verecek eline belki en son harçlığını.

***
Dalga geçme gönül benimle.
Düşünme çok.
Her ömürde bayramlar olacak.
Bir papatya misali açacak..
Ne toprak ister, Ne su.
Maneviyattan beslenecek.
Kimi düşlere, kimi kuşlara.
Bu bayramda.
Kimi uçuşan yıllara bakacak..

**
Hadi ver elini yeter.
Bu bayramda bak böyle geçecek..
Küsme aynalara.
Onlar, dost bildiklerin gibi,
Yalan söylemeyecek.
Bu bizim bayram ilahimiz..
Neşede, sevinçte, hep bizleri söyleyecek.
Giyin haydi yeni esvablarını.
Bu bayramda..
Belki bir daha seni bulamayacak..

*

Güven Gürbüz
 05 Temmuz 2016

RAMAZAN AYINA GİRERKEN

RAMAZAN AYINA GİRERKEN

Güven Gürbüz - 5

 

 

 

 

 

 

 

 

Ey!.., yeri, göğü..
cihan-ı alemleri,
canlı, cansız, tüm varlıkları,
yaratan yüce rabbim..

Doğru yoldan,
dinimizden, imanımızdan,
kitabımız kuran’ımızdan,
Hz.Muhammed (SAV) efendimizin yolundan,
İslamın yolundan,
Kuran’ın yolundan,
senin yolundan,
ayırma bizleri Allahım..

Dualarımızı kabul et.
Günahlarımızı affet.
Cennetinde en iyi yerlere,
gelmeyi hepimize nasip et.

Adını bildiğimiz, bilmediğimiz, bilemeyeceğimiz,
gördüğümüz, görmediğimiz, göremeyeceğimiz,
duyduğumuz, duymadığımız, duyamayacağımız,

Sırrı sende gizli, bedende ruhları,

ete, kemiğe bürüdüğün nice bedenleri,
atomu, elementi, molekülleri,
uzayı, evreni, sonsuzlukları,
güneşi, ay’ı,yıldızları,
yeri, göğü, bulutları,
dünyamızı,
Yaratan sensin.

Koru hep inananları.

Sadece ve sadece sana inanırız.
Sadece ve sadece sana kulluk ederiz.

Sen..gören, bilen, işiten,
Sen..gördüren, bildiren,işittiren.
Sen tek yaratıcımız, Sen tek ilahımızsın..
Senden başka ilah yok.

Her ne gelirse senden gelir,seni biliriz.
Senden yardım diler,sana sığınırız.

Dosta, düşmana,muhtaç eyleme.
Dara düşürüp, muhannete muhtaç bırakma..
Elden avuca düşürme,hemen al yanına.

Şükür sana ya Rab..
Geldi onbir ayın sultanı.
Nurlu ışığınla aydınlattın dört bir yanı.
Oruç ile ibadetin,manevi huzurun, en güzel zamanı.

Şükürler olsun sana.
Kavuşturdun bizleri Ramazana,
Sevindirdin, bahşeyledin  her müslümana.

Güven Gürbüz

www.guvengurbuz.com

05 – 06 – 2016

Değerli okuyucularım,

Sizlerle uzun yıllara dayanan, yazdıklarımla olan birlikteğimize, zaman, zaman ara vermek zorunda kalmamın maddi olmasada, manevi sıkıntılarla bir ilişkisi olduğunu üzülerek bildiririm.

Buna vesile olanların kim veya kimler olabileceğini sorgulamak gibi derin düşüncelere dalmadan, sadece ve sadece şunu ifade etmek isterim ki; Benim bilmediğim, yüce rabbimin çok iyi bildiği üzere, havale ettiğim en yüce makamın sahibi Yüce Allah celle celalühü şahittir ki; O’ gereğini elbet yerine getirmektedir, getirecektir. Şüphe yoktur ki O’ndan büyük ilah yoktur.

İnsanoğlunun en büyük hazinesinin us’u olduğunu, o’nu yaradanımızın bizlere sunduğu en büyük sermaye olduğunu, yerinde, zamanında, faydalı, hayır ve hasenatlara nail olmak üzere kullanmak, idrak ile sabit kılınmış, manevi güç ile yoğrulmuş, üretken, aydınlatıcı, geliştirici, yaratıcı, uyarıcı olmak gibi,yaşamımıza  artı değerler katacak şekli ile yaşam sürecimizde kullanabileceğimiz asla kaybedilmemesi gereken olmazsa olmazımız, bir yapı taşımız olduğunun bilinci ile sahiplenmeye, kaybetmemeye çalıştım.

Toplumun içerisindeki her türlü haksızlıklara, umursamazlıklara, duyarsızlıklara, ilgisizliklere ve vurdumduymazlıklara rağmen, ruh ve beden sağlığımızı muhafaza etmek, hayatımızı idame ettirmenin yanısıra, gayri ciddi, kimlik arayışları içerisinde yitik, benliğini kaybetmiş, özünün ve sözünün sahibi bile olamayan, maddiyata tamah ile çıkar ve menfaat uğruna daldan dala konan, arkadaşlıkları, sevgileri,dostlukları,manevi duyguları,bir kenara atabilecek kadar, gayri insani hüküm sahiplerini görerek, bilerek, hissederek ve yinede buna rağmen orta direk şaban olabilmek ne kadar kolay olabilirki..

Sizlere şimdiye kadar yazmam gerekirken, yazamadığım, onlarca şiir ve yazılarımın daha doğmadan katline vesile olanları ilahi adaletin  takdir sahibi, yüce yaradanımız Ya hakim-i celle celalühe havale ettim.

Yaradanımdan niyazım odurki,O’takdir ettiği sürece, bundan sonrada , vefa ettiği ömrümüz bitene kadar, yine bir çok yazılar ve şiirler yazmaya devam edeceğim.

www.guvengurbuz.com dan arşiv yazılarıma gösterilen duyarlılığa ve  okuma azim ve gayretinden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Ramazan ayının dünyamıza, vatanımıza, memleketimize ve islam aleminin gerçek inanç sahibi insanları için hayırlara vesile olmasını yaradanımızdan niyaz ederken, kardeşliğin, dostluğun ve sevginin her daim barış içerisinde boy atarak yükselmesini temenni ediyorum.

Sevgi ve saygılarımla,

05-06.2016

Güven Gürbüz

 

BİR PENCEREDEN

DCIM100MEDIA

BİR  PENCEREDEN

– Güven Gürbüz –

Bir bulutun içindeki güneş gibi doğsa  gönlümüze tüm sevgiler.

Bulutların arkasından masmavi gökyüzü görünse,  baktıkça  deniz gibi , deryaların içinde kaybolsa gözlerimiz.

Aydınlığı yakalayabilmek sonra, gözlerimiz kamaşırcasına, sarılsak birbirimize, tüm dostlukların elleri kenetlense birbirine.

Akşam karanlığı çöksede üzerimize yorgan gibi, soğuk kış gecelerinde bizlerde,  altında ısınabilmeyi öğrensek. Isıtabilmeyi…

Görebildiğimizide fark etsek. Düşmeden yürüyebilmeyi.

Çocuklar gibi tertemiz duygularla bakabilmeyi hayata.

Kalpleri katılaşmış, keçe gibi sarılmış olsada kimilerinin ruhları, bizler kendi sıcaklığımızda onlarıda ısıtabilsek. Ve artık anlatabilsek bakmak ile görmek arasındaki farkı.

Keşke, ama hep keşke, görebilsek gerçek düşüncelerle, ayırt edebilsek, yaradanımızında olduğunu bilerek, haklıyla, haksızı ..

Sonra, şafak vakti tekrar uyanabilsek.

Çocuklarla elele, sofralarda, onların başlarınıda okşayarak, sevgilere sevgi katabilsek.

 Sevebilmeyide öğrensek. Dünyanın herhangi bir yerinden çıkan feryadı, mahallemizin bir köşesinden, hatta kapımızın önünden çıkan bir feryat gibi hissedebilsek. Duyarlı olabilmeyi de öğrensek.

 Hemen şimdi, yanıbaşımızda içli, içli, içten içe gözyaşı döken bir babanında, gözlerinizin içine baka, baka,  baka kaldığında, içine doğru akan gözyaşlarınıda hissedebilsek.

Tüm hislerden hisler doğsa, yaşamanın gayesinin, kendini yaşatmaktan öte, toplumunda mutluluk ve huzur içinde yaşaması için, bu gün biz de ne düşündük, neler yapabildik acaba..? Ne olduk..? Diyebilsek..

Yüce rabbimiz hepimizin kalbini selamet eylesin..

Güven Gürbüz