MEMLEKET YOLLARINDA

MEMLEKET YOLLARINDA

Vilayetliği unutturan.
Konuşanlarıda susturan.
Biat der. Hazır olda duran.
Şimdi memleket yollarında.

Ahbap, çavuş, ilişkisinde.
Keyfe keder her nefesinde.
Ehlimkeyf şimdi köşesinde.
Her dem, memleket yollarında.

Demez alim, bulunmaz kamil.
Susanlar geleceğe hamil.
Sus. Hak,hukuk olmasın zail.
Umur, memleket yollarında.

Top atılırda duymaz sağır.
Dayanamaz bu yük çok ağır.
Her sözünde dünden bin kahır.
Şimdi memleket yollarında.

Menfaatmi…? Çıkar diz boyu.
Gelecek miras, yürür soyu.
Ne hınzırlar bilinmez huyu.
Süslü, memleket yollarında.

Biri, diğerine göz kırpar.
Diğerini önüne katar.
Sürüden ayrılma ne kapar.
Korkut. memleket yollarında.

Nasıl olsa der; “Sırtım kalın”.
Nerden bilsin ayağı yalın.
Cebi dolgun, yüreği hayın.
Garip, memleket yollarında.

Sor; Kime? Neden? Niye? Niçin?
Amber-i mülktür, yiyin için.
Ağalar, beyler, sizin için.
Mübah, memleket yollarında.

Güven der, “Derler sakın yazma”
Diyeceklerim çoktur kızma.
Sapı kırık, bu nasıl kazma?
Eşme, memleket yollarında.

Güven Gürbüz

19 Şubat 2020 Ankara & Şebinkarahisar

Geleceğe Seda, Zemheriye Elveda.

Geleceğe Seda, Zemheriye Elveda..

Tek başına kalmak demek değildir, mumun devrildiği yerde.

Toprağın yeniden filizlendirmesidir yeşil otları, çayır çimenle arkadaş zemherinin soğuğuna kadar en son an.

Gün ışığının aydınlığı tüm doğaya, karanlığa nisbet aydınlığı arayanların umut ışığı.

Toprağı ısıtan Güneş’in canlılara müjdesidir, donmak yok artık diyerek, zemherinin soğuğuna kadar en son an.

Karagözlü memleketimizin, Baht-ı Karahisar karikatüründe “Valimizi geri verin” tabelasından çıkan manadır kara kalemin yazdığı, sonra anlamaktır.”Neden..?” sorusuna yanıt bulmayı..

Umudun bir sarmaşığın sarıldığı gibidir bulduğu ilk mekanın uzana bildiği yerine kadar.

Susuz kalıp kuruyana kadar zemheriyi beklemeden.

Biz ne zemheriler gördük diyenlerdir, taşlarını toplaya, toplayan, verimli tarla, tarladan sarı, sarı buğdayları yetiştiren, Nasırlı elleriyle çift süren emicenin; öküzünü evladı gibi sevip, okşayan, besleyendir. Atalarımızdan, bir kenarda unutulmuş çiftin, çubuğundan, son kalan. Gurbete gidenlerin arkasından gözyaşı döken ninelerin hasesinde kalan izidir maziden hatırası.

Ben senin özgürlüğünden doğdum memleketim diyen, emeğini rüzgara kaptırmayan, çiçeğini açtırmadan soldurmayan hemşerilerimdir en güzel hatıralarımın kahramanları.

Duygularıma ortak, özlemlerime sahip, umudumuzun geleceği, sönmeyen nurumuz, Umurumuz memleketimiz diyenler hep beraberiz..

Kısa süren Vakıf yönetim kurulu üyeliğinden, gördüğüm lüzum üzerine bu gün itibariyle ayrılıyorum.

Gönülden gönüle bir yol vardır, Bilinmez..dediği gibi şairin..

O’yol o kadar derinmiş ki, bilenlerinde bir o kadar derin düşüncelere sahip olması gerektiğini anladım.

Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Güven Gürbüz

18 Şubat 2019 Ankara & Şebinkarahisar

İNSAN MI..?

İNSAN MI..?

Gökyüzünü çaldılar,
Koca, koca, binalar.
Yoksula bakmadılar,
Maddiyata tapanlar.

Kuruyan pınarları,
Yok olan ağaçları,
Eskimiş mevsimleri,
Giden gelir mi geri?

Kula, kulu kul yapan.
Ecdadı hiçe sayan.
Vatanını unutan.
Değil mi ki insandan?

Kibir boyundan büyük.
Ne bilir büyük, küçük.
Akıllar hepten kaçık.
Dökülmüş açık, saçık.

En büyük geçim derdi.
Kimi, kimse bilmedi.
Halin nedir sormadı.
İnsan, insana kadı..

Güven der bilmeyelim.
Haksız mı? sormayalım.
Nerdeymiş? görmeyelim.
Ne demiş? duymayalım.

Güven Gürbüz
3 Kasım 2019 Şebinkarahisar & Ankara

VEFASIZ..

VEFASIZ..

UNUTULMUŞLAR BİRER, BİRER.
ADINA DA KADER DİYENLER.
BİR TENHA DA O’NU GÖRMÜŞLER.
KENDİNE BİR DE DOST BİLENLER..

GÜNEŞE DÖNENLER YÜZÜNÜ.
KARANLIĞA GÖMER ÖZÜNÜ.
BİLMEZLER Kİ, ÖZÜN SÖZÜNÜ.
KALP SÖYLER, AÇAR DA GÖZÜNÜ..

KİBİR EYLEME, DUR BİR KERE.
SARILMA DOST DİYE AKREBE.
KİMİ BEY OLUR, KİMİ MARABA.
ŞİMDİ KİM BİLİR Kİ, NEREDE.

KIYMET BİLMEZ,HEPTEN UÇARSIN.
KANADIN DA YOLUK BİLMEZSİN.
YAR YAMANDIR DAĞLAR, GÖRMEZSİN.
YAR DEDİĞİN DİYAR, SEVMEZSİN.

UNUT DEDİLER VEFASIZI.
İÇİNDE YOKTUR HİÇ BİR SIZI.
MAKAM, MEVKİ, ŞÖHRET, HIRSIZI.
MADDİYAT İÇİN ÇALAR SAZI.

PARA, PUL İÇİN OLMUŞ ARSIZ,
ARSIZ OLUR SONUNDA GAMSIZ.
İKİ KAPILI HAN, KAPISIZ.
ANAHTARI KALP DEDİR,SAPSIZ.

BİR HAYALDİR HEP ADIN ADSIZ.
HER İKİ CİHANDA BİR SENSİZ.
OĞLUN, KIZIN, KALINCA SESSİZ.
BULAMAZSIN KUYULAR DİPSİZ.

BIRAK YALAN DÜNYADA KALSIN.
YILLARA NİSBET ALTIN TASIN.
KİMEDİR TUTTUĞUN O YASIN.
BU GÜNDE VARSIN, YARIN YOKSUN.

GÜVEN DER; SÖZÜN BAK SÖZ OLUR.
KİMİ ALTIN, KİMİ PAS KALIR.
CAHİL İLE SOHBET MASALDIR.
ALİM İLE İRFAN MİRASTIR.

30 EKİM 2019 – ŞEBİNKARAHİSAR -ANKARA

GÜVEN GÜRBÜZ

MAKARA İPLİĞİ

 

MAKARA İPLİĞİ

Yırtık, sökük, kopuk, bir şekilde düzeltilir elbet..

İğne ile iplik birlikte bir çok işi başarırlar.

Önemli olan ipliği iğne deliğinden geçirip, sonrada mahareti gösterip, işe yarar hale getirmek, “Pek de güzel olmuş” dedirtmektir cümle aleme..

Yaşamın içinden gelen seslerdir kulak verdiğimiz.

Çoğu zaman duymazcılıktan gelinen, bazende hiç önemsenmeyen, sırtımıza giyip, çıkardığımız elbise gibidir unutulmaya yüz tutmuş değerlerimiz.

Hatalarımızı, eksiklerimizi, noksanlarımızı tamamlayan, iğne, iplik misali birbirine tutturduğumuz yamalarımızdır doğallığımız..

İğnenin, ipliğin ne önemi var ki deriz hep..

Bir gün gelir makarada iplik bittiğinde, makara çöpe, iğne perdeye iliştirilir..

Ne zaman ki, bir makara iplik daha sahneye çıkana kadar..Ne zaman ki yırtığımızı, söküğümüzü görür isek,kimselere güldürmeden ahvalimize..

Bardaktan boşalan su misali, ipliğinde makaradan boşalması gibidir ömür.

Maharetin sahibi, gördüğü işin iğne, iplik ile olduğunu bilsede, hep önde gider, güzel iş çıkardım der, diktiği elbiseleri, yamaları, sökükleri, yırtıkları göstererek. Kimbilir yılın terzisi de seçilebilir. Kendisini tutamaz da kibir abidesine de dönüşebilir maazallah.

Önemli olan başarmak ise eğer, başarıya ortak olanları da unutmamak gerek.

Makarada ipliğin bitmesi, iğnenin yere düşüp kaybolması değildir salt eksikliklerinde hiç biri işin düzgün gitmeyeceği gibi.

Kimi iğnenin deliği küçük, görmeyen gözlerin delikten geçiremediği ip, ipin çürüğü, birde gözlüğe gerek duymak gibi..

Hayat denen yolda iğne, iplik, misali.

Bir başkasının iğne ipliğine göz dikmek değildir en iyisini yapabilmek için.

Sahip kılabilmektir, emeğin ürettiğine, emeği üretene..

Bir ömrün sonunda;

Giydiğiniz en son elbiseye bakamadan daha, hayata gözlerinizi yumarken.

İpliğin son kez sarktığını görememektir kaput bezinin bir köşesinden sallandığını..

İğne iplik misali dikebildi isek kafamızın içindeki düşüncelerin yırtığını, söküğünü, bir sonra ki sefere kadar sağlam tutabilmekte önemlidir.

Söz içinde söz, Söz ola..

Sevgilerimle,

05 Eylül 2019

Güven Gürbüz