Sordukları Şebinkarahisar

Sordukları Şebinkarahisar

Memleket dediler. Dedim; Doğunun hisarı.
‘Bilemedik’ dediler, Şark-i karahisarı.
Suali; Arzu hali. ‘Anlat maruzatları.’
Yoktur dedim izahı, görmeli buraları.

Şehr-i endam. Baki ihsan. Şebinkarahisar.
Nidasına nida katar, sessiz, sıra dağlar.
Sorarlar, umumi eşraf. ‘Var mı müşkülatlar?’
Kıvrım, kıvrım, kıvrılır. Kıvrıldıkça bu yollar.

‘Ne yetişir?’ dediler. Fiğ, arpa, buğday, çavdar.
Bahar da gör, yemyeşil olur bahçeler, bağlar.
Koyunlar meleşirler, bayram eder meralar.
Şenliklerle dolar, boşalır, yazın yaylalar.

Gezilecek yerler? En önde kalemiz gelir.
Asırlar dan gelen eser, kaya dibindedir.
Roma çağından, Meryemana manastırıdır.
Taşhanlar, Camiler, Müze. Mimari tarzdadır.

Güven der; Soran söyletir, elçiye zeval yok.
‘Anlatacak kim?’ der. Yay nere de? Nere de ok?
Çağreyledik doğruyu, yalana karnımız tok.
Tarihine göz atsalar, anlatılacak çok.

01 Mayıs 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Bilmem hangi zamandı

Bilmem hangi zamandı

Kaybolduk şehrin sokaklarında. Sessizlik.
Neler yağdı? yuttu bizi, sel olduk, aktık.
Dolduk, boşaldık, bendimizi aştık, şaştık.
Bilmem hangi zamandı, bir de hatırlandık.

Uzaklar da kaldık, kendimiz, kendimize.
Yavaş, yavaştı, yapıştı ellerimize?
Tahtını bile kurdu, hayal dünyamıza.
Bilmem hangi zamandı, kondu bahtımıza?

Çağ dedilerde, çağladık, kime ağladık?
Yan yana oturduk, nerelere bağladık?
Görmedik birbirimizi, yumduk, kapadık.
Bilmem hangi zamandı, kimi hatırladık?

Saklandık kendimizden, hisler, ürkek, korkak.
Düşündükçe, karanlık gece, seyrek, titrek.
Yıldızlara baktıkça bak, her şey çok uzak.
Bilmem hangi zamandı, eskidi bu kazak?

Güven der; Bir akşam üstüydü, koptu gece.
Ay ışığında can, hayaller, hece, hece.
Düşündükçe düşün, kendinden bir bilmece.
Bilmem hangi zamandı, gün yüze gülünce?

25 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Dünümüzdür yarınlarımız

Dünümüzdür yarınlarımız

Dolu, dolu, yaşa, giden gün geri gelmez.
İyi gün dostları, kötü günde görünmez.
Bilinmez bir yoldur hayat, gün, günü bilmez.
Gün, ay olur, geçer seneler, fark edilmez.

Bir gün acımız olursa, bir gün neşemiz.
Gider kara bulutlar, açar güneşimiz.
Bizi, bizden iyi bilir, sevenlerimiz.
Yeter ki, içten, bir olsun gönüllerimiz.

Raflardan gülümser eski kitaplarımız.
‘Gönül defterinde’ der, hatıralarımız.
Fıskıyeli havuz gibi umutlarımız.
Fışkırır, saçılır, birden anılarımız.

Aldırmazlıklarımızdır hüsranlarımız.
Mağlup mazi, yıkık, dökük, anılarımız.
Irmak gibi akar, tükenir yıllarımız.
Nice dostlarla, ayrı düşer yollarımız.

Güven der; Niye dardadır hazan kapımız?
Döner mi bir daha uğurladıklarımız?
Bahardadır, dünümüzdür yarınlarımız.
Unutulduğumuz gündür yıkıldığımız.

20 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara

Unutmuş unutulmuş

Unutmuş unutulmuş

Resmetmiş, bil ki kalbine, siyah, beyaz, rengi.
Savruluyor, bulunmuyor, rüzgara bir dengi.
Kilitlenmiş, kendisi kendine, yoktur ilgi.
Unutmuş, unutulmuş, ufukta ince çizgi.

Terketmiş dostlarını, uzak diyarlar arar.
Bulamıyor, bulunmuyor, denizleri yarar.
Dibe batmış, içten içe, iç çeker, yosunlar.
Unutmuş, unutulmuş, baka kalır balıklar.

Küsmüş bahtına, talihe, kadere, şanslara.
Meyletmiş, kim bilir kimlere? düşmüş yerlere.
Karlar yağmış, bahar da çiçek açan dallara.
Unutmuş, unutulmuş, hasret kokan kollara.

Yılları arkasına almış, dönüp bakmamış.
Ecdatı aklına gelmemiş, bir gün sormamış.
Zihin bulanmış, hava kararmış, hatırlamış.
Unutmuş, unutulmuş, kendine hayıflanmış.

Güven der; Ata sözüdür, neler söylemişler?
‘At’ın semeri, üstüne yük olmaz’ demişler.
Gam ve keder. Kimler sırtına yüklenmemişler?
Unutmuş, unutulmuş, ‘kader işte’ demişler.

13 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Rüyada ki anahtar

Rüyada ki anahtar

Rüyaların süsü, mazi de saklı anılar.
Kimi gün bilinmezlikleri, bir kapı arar.
Açılır, kapanır, gıcırdar, susar, kapılar.
Yetişir hayallere, bilmem hangi anahtar?

Sessiz adımlarla ilerler, yalın duygular.
Gözyaşıyla, arada bir, muhabbet ederler.
Bir kapı dan girer, bir pencere den de çıkar.
Rüya değil mi? rüzgar gibi sürüklenirler.

Ümit olur anahtar, açacak kapı arar.
Pencereler bakışırlar, birbirine güler.
Kilitsiz kapılar da, anahtarı kim sorar?
Duygu durur mu? toplaşır odalara dalar.

Rüya da buluşur, anahtar olur duygular.
Kocaman kalpler, hangi zaman kilitlenmişler?
Süzülür anahtar deliğinden, tüm hayaller.
Birleşir ayrılıklar, işe yarar anahtar.

Güven der; zaman, zamana unutturdu bizi.
Anahtar yaptık, sakladık, duygularımızı.
Kepenkler indi, kapattık kapılarımızı.
Şimdi nelerle süsleriz rüyalarımızı?

12 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara