ARİFE TARİF OLMADI ZARİF

ARİFE TARİF OLMADI ZARİF

Misale sokmayın. Değeri düşük emsale. Yapmayın sakın kibritin ucundaki meşale.
Derler sonra İlim irfan görmüş. Bak nelere de arkasını dönmüş.
Gelen geçen duymuş. Birbirine sormuş. Yazılacak nede çoğumuş.
Kendine gördüğü olur müstehak. Kardanmı, zarardanmı, hak.
Bilene, bilmeyene, kapı üstündeki tokmak. Gelen geçene düşer çalmak.
Çare olmaz çokca konuşmak. İşin sırrı anlayıp dinlemek.
Akıl vermek ne ala. Velakin horlamaksa maksat almayız gaile.
Memleket adı iyi biline.Her kim ki dil uzatırsa haset ile. Dağ taş gelir dile.
Memleketimizde yüksek kale. Su kaçarsa kulağına.Unuturlar sanma. Hiç ummadık yerde getirir akıla.

Tarif ederler kendilerini, güya adları bilgiden arif. Bırak başkası desin sana ne kadarda naif.
Adın çıkmasın sonra maksadı kötü, kendi zayıf. Kimdir sorarlar sonra bu herif.
Birlik, beraberlik. Biliriz o kadarını biz nereliyiz. Merak edenler bilirler Şebinkarahisarlıyız.
Her yerde çiçek gibi açarız. Beğenene de kendimizi kopartmayız.
Bizim bahçemiz gönlümüz. Her gün sevgiyle sularız.
Kin gütmeyiz. nefret bilmeyiz. Şefkatliyiz. Hoşgörülüyüz. Küçümseyenleride hiç unutmayız.
Derneklerimiz, Vakıflarımız, elele verir kucaklaşırız.
Bahane edilmesin uzaklığımız. Böyleymiş coğrafyamız.

Gurbetin yollarında. Yıllar, yıllar önce kalanlar darda. Kimi ahirette, kimi hayatta, şimdilerde.
Geldiklerinde yoktu elde avuçta. Kambur iken yoksulluk sırtında. Çareyi buldular çokça çalışmakta.
Çalıştılar. Didindiler. Gurbet elleri mesken ettiler. Memleket sevdasını kalplerine gömdüler.
Okudular. Okuttular. Nice alimler yetiştirdiler. İş kapıları açtılar. Yoksulları gördüler.
Onlar bizim babalarımızdı. Onlar bizim dedelerimiz. Onlar bizim en yakın kimselerimizdiler.
Yemedi yedirdiler. Giymedi giydirdiler. Bir çoğumuzu okuttular. Cahil kalmasınlar dediler. Kötümü ettiler?

Örtüyü görmeli serili masada. Kanmayın bir tadımlık sofrada. Kimler nelere, nelere, kanmakta.
Ölçülüyüz. Seviyeli. Eğitimli, düzeyli. Hor görüp, küçük düşürüp, birine, birileri için yerleri süpürtmemeli.
Sonra toz kalkar. Masaya konar. Yıkılan gönüller dönüp sorar. Yetmez sonra verilen yanıtlar.

Uzun lafın kısası. Arife tarif olmaz bizden söylemesi. Fıkralarda olur anımsatması.

Tarifesi Bende Kaldı

Ciğeri çok seven Hoca bir gün bir okka ciğer ile evine dönerken yolda karşılaştığı bir dostu
Hoca’ya bir yemek tarifi vermek ister:“Hocam, sana öyle bir tarif vereceğim ki parmaklarını yiyeceksin.”

Dostu tarife başlayınca Hoca; “Tarif karışık iş, bu benim aklımda kalmaz. Sen bunu bir kâğıda yazıver.” der.

Tarifi alan Hoca yiyeceği ciğerin hayali ile eve doğru ilerlerken bir çaylak alçalır ve oldukça
dalgın olan Hoca’nın elinden ciğeri kaparak kaçar.

Bu durumda yapacak bir şeyi olmayan Hoca,
çaylağın ardından bakakalır ve elindeki tarifin yazılı olduğu kâğıdı havaya kaldırarak;
“Boşuna sevinme, tarifesi bende kaldı. Ağız tadıyla yiyemeyeceksin.” deyiverir.

Memleket severler, candan sevenler. Candan sevenler neyin ne olduğunu çok iyi bilirler.

Memleketini sevenlere sevgilerle.

Güven Gürbüz

Şebinkarahisar / Ankara