ESARETE KARŞI DURUŞ

ESARETE KARŞI DURUŞ..

“30 Ağustos esarete karşı Türk milletinin karşı duruşu, birlik ve beraberliğimizin ispatı, bağımsızlığa giden yolda Türk milletinin özünde var olan milli şuruun yarattığı inanç, irade ve kararlılığın bir göstergesidir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun da önünü açan mihenk taşıdır.

Türk ordusunun zaferlerle dolu şanlı tarihinin destanlarını anlatır kitaplar. O’nunla özdeş milli kahramanları anlat, anlat, bitmez. Dişiyle, tırnağıyla, nasırlı elleriyle, her türlü yokluğa rağmen, cesaretle, azimle, gayretle, Türk milletinin üstün şuuru ile nice zaferler kazanarak tarih sayfalarına damga vurmuş, asaletini tüm cihan-ı aleme duyurmuş bir milletiz.

Yaşasın Türk milletinin şanlı zaferleri.

Zafer Bayramını dünden daha çok kutlama ve dünyaya milli birlik ve beraberlik duygumuzun yüceliğini göstermek durumundayız.

Tarihsel süreçlerin birbirini takibi ve dünya barışının tesisinde izlenecek yolda, kararlığın vatan savunmasında ki yerini ve önemini, sosyolojik açıdan en iyi anlatan ve bayram olma özelliğini kazandıran bu olgunun, iyi kavranılması ve anlatılması da gerekir.

Milli şuurun ne demek olduğu, Vatan söz konusu olduğunda Türk milletinin azminin ve cesaretinin ne demek olduğunu idrak ile gelecek nesillere de aşılamak gerekir. Her ne pahasına olursa olsun canımızdan daha çok sevdiğimiz aziz vatan topraklarının bir karışına dahi halel getirmeyeceğimiz aşikardır.

30 Ağustos Zafer bayramının anlam ve önemini küçüğünden, büyüğüne her Türk insanın bilmesi gerekir.

Zaferler bir milletin asli mücadele, savunma, koruma, kollama, kurtarma ve sonuçta başarının zirvesine ulaşmayı temsil eder. Her Zafer bayramı kutlamalarında da bu bilinç ile hareketle, bu milli duygunun yaşatılması sağlanır. Zaferlerin kahramanları yad edilir.Adları yaşatılır. Tarihsel gerçeklerin arkasında yatan temel olgunun barış olduğu, mutlak iradenin karşılaştığı zor durumda, hareket tarzının gelişiminde, izlenen yol ve karşılaşılan zorlukların neticesinde, zorlukların aşılarak, doğan bir güneştir zaferlerimiz.

Türk milletinin bağrından çıkan, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Vatanı müdafada bir saniye dahi tereddüt etmeden canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Ulu önder Atatürk’ün önderliğinde kurtulaşa erdik. O’nu övmek, övmelerin en şanlısıdır. O’nun anmak anmaların en şereflisidir. O’nu her daim gönlümüzde yaşatacağız. Unutmadık, Unutmayacağız.

Milli duygularımızn coştuğu günlerde elbetteki şiirlerin de sırası geliyor. Onlarda okunmak istiyor. Paylaşmak istedim.

UNUTMADIK!…….
UNUTMAYACAĞIZ!….

Cihan-ı alemde bilir, Milli kahraman.
Unutturamaz adını geçsede zaman.
Sinesinde yattığın, ecdatımdan kalan.
Her karış toprağında vardır bir hatıran..

Nice canlar oldularda yollara revan.
Bir nefes gibi bir oldu, yek vücut halktan.
Dağ, taş, inilerdi kaçarken hain düşman.
Bir millet uyandıda, kuruldu tek vatan..

Her Türk bilir elbet kadrini rahat uyu..
Bilmeyene vefa, dipsiz derin bir kuyu.
Sadakattir öğretir, O’asil duyguyu,
Hatırlatır elbet gösterirde deryayı..

Atatürk deriz sana, Atamızdan gelir.
Seni ne çok severiz cümle alem bilir.
Yıkılır düşman, elbet şaşar, Vatan yaşar..
Sevginle memleket nice dertleri aşar.

Cumhuriyet ayakta, yıkılmaz kaledir.
Her türk asker doğar, her zaman siperdedir.
Hainler dünden daha çoktur, tetiktedir..
Aşar geçeriz, sevgin yüreğimizdedir.

Sen ölmedin. Öldü demek bize yakışmaz.
Gazi Mustafa Kemal bir daha bulunmaz..
Memleket olur, insan olur, ruhsuz kalmaz..
Eser durur rüzgarlar, Bayrak yere inmez..”

yıl :2014 / Şebinkarahisar – Ankara

Güven Gürbüz

Zaferler denilince ilk aklımıza gelen ulu Önder atamızı da anmak istedim. O’yüce insan aramızda olmasa da her daim gönüllerimizin bir köşesinde, ayrı bir yeri ve önemi olacaktır.

Sevgi ve saygılarımla,

30 Ağustos 2021

Güven Gürbüz

Şebinkarahisar / Ankara

ŞEBİNKARAHİSAR NEREYE BAĞLI..?

ŞEBİNKARAHİSAR NEREYE BAĞLI..?

Şebinkarahisar’ın nereye bağlı olduğunu bilmeyen insanlara verilecek yanıtın Giresun Vilayeti olacağını bilmeye gerek olmasada, bir an düşünüp durunca sadece Şebinkarahisar diyebiliyoruz.

Vilayetliğinin iade edilmeyişi hala içlerinde ukde kalanlar, bu talihsiz kaderin İade ile son bulmasını büyük hayallerle beklemeye devam ediyor. Bu bir efsaneye dönüşüp, kimbilir ileride daha neler, neler anlatılacak. Karahisar kalesinden Karaboğa’nın sesi yankılanacak, Fatihin otağ kurduğu yerler gösterilecek, camilerinden okunan ezan sesleri, bir zamanlar ibadet edilen kiliseleri, coşkun, coşkun akan tarihi pınarları, Meryemana manastırının gerçek tarihi, Romalıların yaşayıp, yaşamadığı, toprağın altında yatan engin tarihi, birer, birer, dile gelip kitaplar dolusu yazılara konu olacak.

Atatürk’ün Şebinkarahisar adını vermesi, bir de Vilayet yapması, ama maalesef kısa süren o’tarihsel sürecin bir yasa ile son bulması, elbetteki tarih önünde hep sorgulanacak.

” Şebinkarahisar zamanında efendim işte şuraya da bağlıymış, yok buraya da..Hayır, hayır, en çok buraya bağlıymış. Yapma ya.. O’zamanlar İlliği elinden alınan ilçeler zamanla tekrar il olmuş ya onlar nasıl olmuşlar acaba..?” sözleri her yer de söylenir durur olmuş. Artık bitkin ve yorgun bir halde düşünmekten bitap düşen düşüncelilerde düşünmekten vaz geçmişler. Boş ver diyenlerin sayısı da artınca, kimbilir biri de çıkar Vilayet yapıyorum derse, mucize olarakta tarihte yerini alır.

Şebinkarahisar’ın yerel yaşam şartları ve koşulları, karadeniz ikliminden uzak coğrafi yapısı, farklı ekonomik, kültürel yapısı, örf, adet, gelenek ve görenekleri her ne kadar da sürdürülmeye çalışılsa da, Karadeniz den daha çok Orta Anadoluya bakan yüzü ayna gibi parlamaktadır. Tarihsel geçmişinden gelen bir çok özellikleri ile anlat, anlat bitmez.

Şebinkarahisar’dan sonra, Giresun’un deniz görmemiş yüzünde kalan Alucra, Çamoluk gibi ilçeleri de düşünecek olursak, Coğrafi yapılanmada bir Vilayetin gerekliliği alenen ortada gözükür iken, hiç ses seda çıkmayan, sesi çıkması konuşması gerekenlerin de kenardan, kıyıdan, köşeden seyirci gibi bakmasına da bir anlam vermek mümkün değil. Acaba neden..? sorusuna ise yanıt bulanlarınız olduğunu da çok iyi biliyorum.

Şebinkarahisar’ın Vilayeti Giresun’a bağlı olmasını göstermek üzere aralarında ki mesafeyi de kısaltmak ve ticari ağa katkı sağlamak üzere Eğribel tüneli’de vücuda getirilip bitirilmesine az kaldı. Ha gayret..Ha gayret..Bitti şunun şurasında ne kaldı ki.. diyenler..Aradan geçen uzuuuun yılları hesaba katmaz isek iyi iş çıkardılar diyenleri de biliyorum.

Eğribelle ilgili çok mühim bir günün akabinde yazdığım şiirim aklıma geldi. Fırsat bu fırsat yazımın içine de serpiştireyim dedim.

E Ğ R İ B E L

Bahar gelince açar rengarenk çiçekler.

Selama durur yükseğinden uçan kuşlar..

Türküsünü söyler, estikçe esen rüzgar..

Dağlar arasında garip kalmış Eğribel..

* * * *

‘Hasta düştüm’ der ‘baba’, ‘Vilayet ne yana..?’

Zemheride fırtına, Çığ düşmüş yoluna.

Sol yanını tutmuş sancı, gelde dayana.

Eğribel kapalı. Başın sağolsun Ana..

* * * *

Karahaber gelir, memleketten duyulur.

Bakmaz efendi.. Daha ne kadar uyunur.

Top atıldı bak, toplaşan yola koyulur..

Eğribel der, ‘Değmen gitsin böğrüm delinir..’

* * * *

Dediler ki gelmiş bakanı, bakmayanı.

Toplanmış ahali, doldurmuşlar meydanı.

Tez elden bite demiş, her dile geleni.

Eğribel der, ‘ Devlet baba uzat elini..’

* * * *

Bu gün dost, bayram var taşında toprağında.

Delinir dağlar, görünür ışık ucunda.

‘Bilmemki’ der, ‘hangi mevsimlerin sonunda.’

Eğribel der, ‘yollar şimdi benim koynumda..’

* * * *

‘Koşun’ der ‘uşaklar’, ‘Karahisar göründü.’

Alucra, Çamoluk, Suşehri de bilindi..

Anadolu ses verdi, sahilden duyuldu.

Eğribel der; Sağır kulaklarım açıldı..

* * * *

Selam sana Vilayet, elbet geleceğim.

Bir mektupta yazdım postaya vereceğim.

Dağlar yol verirse, kar, kış, demeyeceğim..

Kollar sıvalı, geliyorum der Eğribel.

* * * *

Güven’der, dövünme hiç, gel söyle, git söyle.

Bülbül ötsün, gül övünsün, türkünü söyle..

Vefa bil, dost kal, gelince çileler dile..

Eğribelinde gün gele beli doğrula..

 

Güven Gürbüz
28.Nisan.2015 Ankara.

Şebinkarahisar’ın Eğribel tünelinden aşarak Giresun’a bağlandığını bilenler daha çok olacaktır. Eğribel daha çok bağlayacak inşallah.

Metropollerde yaşayanların Şebinkarahisarlılara en çok sordukları sorunun “Nerelisin..?” , “Nerede burası”, ” Nereye bağlı” dediklerinde verilecek yanıtın her ne kadar da şöyleydi. böyleydi desekte, Şebinkarahisarlıyım yanıtı ile son nokta konacak. ” Vilayettik, Vilayet olacağız, gönlümüzde vilayet, Olmalı Vilayet, Olacak Vilayet vs.vs.vs..” sözleri daha çok konuşulacak ve dillendirilmeye devam edecek.

Vilayetliğin tez elden verilmesi dileğiyle bu haftaki yazımızı da sonlandıralım.

Ümitlerimiz bol olsun..

Güven Gürbüz..

22 Ağustos 2021

Şebinkarahisar – Ankara..