Dünümüzdür yarınlarımız

Dünümüzdür yarınlarımız

Dolu, dolu, yaşa, giden gün geri gelmez.
İyi gün dostları, kötü günde görünmez.
Bilinmez bir yoldur hayat, gün, günü bilmez.
Gün, ay olur, geçer seneler, fark edilmez.

Bir gün acımız olursa, bir gün neşemiz.
Gider kara bulutlar, açar güneşimiz.
Bizi, bizden iyi bilir, sevenlerimiz.
Yeter ki, içten, bir olsun gönüllerimiz.

Raflardan gülümser eski kitaplarımız.
‘Gönül defterinde’ der, hatıralarımız.
Fıskıyeli havuz gibi umutlarımız.
Fışkırır, saçılır, birden anılarımız.

Aldırmazlıklarımızdır hüsranlarımız.
Mağlup mazi, yıkık, dökük, anılarımız.
Irmak gibi akar, tükenir yıllarımız.
Nice dostlarla, ayrı düşer yollarımız.

Güven der; Niye dardadır hazan kapımız?
Döner mi bir daha uğurladıklarımız?
Bahardadır, dünümüzdür yarınlarımız.
Unutulduğumuz gündür yıkıldığımız.

20 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara

Unutmuş unutulmuş

Unutmuş unutulmuş

Resmetmiş, bil ki kalbine, siyah, beyaz, rengi.
Savruluyor, bulunmuyor, rüzgara bir dengi.
Kilitlenmiş, kendisi kendine, yoktur ilgi.
Unutmuş, unutulmuş, ufukta ince çizgi.

Terketmiş dostlarını, uzak diyarlar arar.
Bulamıyor, bulunmuyor, denizleri yarar.
Dibe batmış, içten içe, iç çeker, yosunlar.
Unutmuş, unutulmuş, baka kalır balıklar.

Küsmüş bahtına, talihe, kadere, şanslara.
Meyletmiş, kim bilir kimlere? düşmüş yerlere.
Karlar yağmış, bahar da çiçek açan dallara.
Unutmuş, unutulmuş, hasret kokan kollara.

Yılları arkasına almış, dönüp bakmamış.
Ecdatı aklına gelmemiş, bir gün sormamış.
Zihin bulanmış, hava kararmış, hatırlamış.
Unutmuş, unutulmuş, kendine hayıflanmış.

Güven der; Ata sözüdür, neler söylemişler?
‘At’ın semeri, üstüne yük olmaz’ demişler.
Gam ve keder. Kimler sırtına yüklenmemişler?
Unutmuş, unutulmuş, ‘kader işte’ demişler.

13 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Rüyada ki anahtar

Rüyada ki anahtar

Rüyaların süsü, mazi de saklı anılar.
Kimi gün bilinmezlikleri, bir kapı arar.
Açılır, kapanır, gıcırdar, susar, kapılar.
Yetişir hayallere, bilmem hangi anahtar?

Sessiz adımlarla ilerler, yalın duygular.
Gözyaşıyla, arada bir, muhabbet ederler.
Bir kapı dan girer, bir pencere den de çıkar.
Rüya değil mi? rüzgar gibi sürüklenirler.

Ümit olur anahtar, açacak kapı arar.
Pencereler bakışırlar, birbirine güler.
Kilitsiz kapılar da, anahtarı kim sorar?
Duygu durur mu? toplaşır odalara dalar.

Rüya da buluşur, anahtar olur duygular.
Kocaman kalpler, hangi zaman kilitlenmişler?
Süzülür anahtar deliğinden, tüm hayaller.
Birleşir ayrılıklar, işe yarar anahtar.

Güven der; zaman, zamana unutturdu bizi.
Anahtar yaptık, sakladık, duygularımızı.
Kepenkler indi, kapattık kapılarımızı.
Şimdi nelerle süsleriz rüyalarımızı?

12 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Okudukça okumak

Okudukça okumak

Okumak bir istekse, merakla birleştirmek gerek.
Merakla, okuyacağını bulmak, keşfedebilmek.
Küçük keşiflerle, büyüklere davet edebilmek.
Mıknatıs misali, uzağı, yakına çekebilmek.

Ham meyvalar dalında, bilgi akıl da olgunlaşır.
Okumakla başlar, bilgiyle yarışlar, kim karışır?
En büyük kaşifler, işe okumakla başlamışlar.
Paylaştıkça bilgiyi, keşiflere yollar açmışlar.

Bilgi bir hazine, kimler ki, bahaneye bakarlar?
Okudukça aydınlanır, zihindeki karanlıklar.
Okudukça artar bilgi, ilgi de bilgiyi tartar.
Okuyanlar bilirler, bilgiyi, bilgiyle tamamlar.

Zihin de açılır mazisi, evleri var kapısız.
Okumak gibisi var mı? sükutun aynası sessiz.
Kitaplar bayrak açmış, bilgiler bizim hazinemiz.
Cahil kalma, sakın, cehaletin sonu, ipsiz, sapsız.

Güven der; okumakla çağ atlar, bu devri alemler.
Geçmiş zamanı devriyesin de ne demiş alimler?
İlimle irfanı, bilimle şükranı, yoğuranlar.
Hamurunu iyi karar, yaradana inananlar.

08 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Kötüler

KÖTÜLER

Kötü, iyi olur mu? Kim? kime kanmalı?
Keyfe keder, hep’ ben’ der. İçten pazarlıklı.
Ne hak bilir, ne hakkı, hepsi onda saklı.
Sözü emir, evir, çevir, yazı, turalı.

Neler kurulmuş? En iyi yere oturmuş.
Eşmiş kuyularını, içine düşürmüş.
İplerini koparmış, çıkrığını kırmış.
Ne anlayış, ne merhamet, ne şefkat kalmış.

Her nere varsan, varlar, oynar gözü kaşı.
Nasıl dinsin, bu gariplerin gözün yaşı?
Fark etmiyor, yaz, bahar, kışı, yaşı, başı.
Güçsüze dir gücü, eritir kara taşı.

Zulmü kimler sever? Ne gece, ne gündüz der.
Güç yeter mi? İyiyi, kötüye kul eder.
Ele geçirirse ipleri, asar, keser.
Katı yürekli niye derler? Zulmü sever.

Güven der; ömrümüzü çalar bu kötüler.
Güler, eğlenir, garipleri hiç görmezler.
Kol kola girerler, ne zulümler ederler.
Yol ederler, sırtımıza basıp yürürler.

05 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara