“DEĞİRMEN TAŞI

değirmentaşı

“DEĞİRMEN TAŞI

 

Bir yanın kırılmış mı değirmen taşı.. ?

Zemheride de geçiremedin kışı..

Kapı önünde verir garip gargışı..

Görür elbet mevla da gözdeki yaşı..

 

Nicedir dönmedin, yükün hep ağırdır.

Buğda, arpa, bak, çuval ,çuval, yoldadır..

Bilmezler senin garip başın dardadır..

Görür elbette mevlada, yanındadır..

 

Ağır ol ağır hep ağırdan kalasın..

Zalimler yerinden hiç kaldıramasın..

Kem gözle bakan sakın ki aldanmasın..

Kalırlar altında da, kibir yapmasın..

 

Kaldırırlar seni teker niyetine..

Atarız derlermiş, bahçe sepetine.

Dağ.., Tepe.. ,Düşersin sen yine yerine..

Kim bilecek.., Toprak sevdalıdır sana..

 

Baharda gelir sen üzülme ne olur.

Arpa, buğdaylar, biçilir, seni bulur.

Döner durursunda, çuvalda un olur.

Un hamur olur, pişerde kete olur..

 

Sana derler sana ey değirmen taşı..

Yılmadın, gördün nice kar ile kışı.

Unutan unuturda, kavim gardaşı.

Yetimliğin bitmez hiç değirmen taşı.

 

25.09.2014

Güven Gürbüz”

Değme gitsin yaslıdır gönlümün direği

IMG_20140118_114157

Değme gitsin yaslıdır gönlümün direği

 

Yine karabulut sardı karşıki dağları,

Garip, garip, uçtu hep nice gurbet kuşları.

Karatoprak sarmış dedi, vefalı dostları.

Değme gitsin yaslıdır hep gönlümün direği..

 

Baktım, durdum. gülmedi hiç yüzüme resimler.

Yanyana geldi bak kaşlar, büküldü dudaklar.

Bilmez ki kadrini dedi, burkuldu yürekler..

Değme gitsin yaslıdır hep gönlümün direği..

 

Burası gurbet, uzak eder yakın yolları..

Bir daha kavuşamayız belki aç kolları..

Allah görür elbette yetim kalan kulları..

Değme gitsin yaslıdır hep gönlümün direği.

 

Melul, melul, bakma bana öyle içim yanar..

Kimi şah olur, kimi padişah, ferman yazar..

Kimi  yıkar gönül bağını tarümar yapar. 

Değme gitsin yaslıdır hep gönlümün direği..

 

Hep birlikte kırdılar, dost deyip, kalbim seni..

Bir busede kalmasa, terk etsede bu teni

Can kafeste kuş, uçarda gider dönmez geri..

Değme gitsin yaslıdır hep gönlümün direği..

08.09.2014

Güven Gürbüz

KULPSUZ TAVA

tava

KULPSUZ TAVA

 Seni, ateşe koyan tutamasın.

Yansın eli kolu, aman bulamasın.

Kızgın yağda, kızartmasın.

Ateşin kederden olsun,

Söndürmeye yürek yetmesin..

Seni icat eden utansın.

İşe yaramaz kulpsuz tava..

 

Kimbilir kimin icadısın..

Yandıkça simsiyahlaşmışsın.

Bir yanın kaymış ocak başındasın,

Devrilipte bir tarafı yakacaksın.

Maazallah.. hep tehlike saçarsın.

Sana tava diyenlerde utansın.

Ocağın tez söne kulpsuz tava..

 

Kimi evirir, kimi çevirir.

Titrer eli, ateşe düşürürür.

Yağda tutuşur, ocakta söner..

Kimi yanar, kimi bakar,

Kimi ağlar, kimi güler,

Acı gün olur o da geçer..

Senide birgün çöpe atarlar kulpsuz tava..

 

26.08.2014

Güven Gürbüz