YAŞAM ÇİZGİSİNDE

YAŞAM ÇİZGİSİNDE

Var idi var, iki yol arasında, bir dar.
Genişten bakamayana her yerde var. Dar.
İnsandan insanadır farklar. Ne bulurlar?
Ufkunu kapatana, çoktur karanlıklar.

İçinedir sığdırır taneleri bir nar.
Kendisi serttir amma, sıksan suyu çıkar.
Döktükçe içini İnsanoglu, ne sırlar.
Nar tanesi gibi, dört yana saçılırlar.

Görür, görene, görgü olur beğeniler.
Çoğalır beğeniler, oluşur görgüler.
İnsanoğlun da bilsen vardır ne hünerler.
Hünere göre hüner, artar öğretiler.

Yaşarken gördük nicelerini niceden.
Ne kavgaları kopardılar bir heceden.
Hatrı olur dediler, bir fincan kahveden.
Unuttular öğrenecekleri cezveden.

Bilir bilmesine bilmez dedikleriniz.
İşine gelmez. İşgüzara neler düşmez?
Altını üstünü işler, nakış der bilmez.
Cimriye sorulmaz. Cömerti de bulunmaz.

Nereden mayası, tutturan o dur özü,
Gelecek en hası, Bir olur özü, sözü.
Anlaşılmaz arsızı. Bırak kalsın sazı.
Ne dersen, kendine göre uzun havası.

Güven der niye yazdık şimdi bu sözleri?
Çok yükseklerdedir hiç sormayın gözleri.
Kimi yaşar gider der, kimi şaşar görür.
Hepsi yalan olur. Gün gelir unutulur.

Güven Gürbüz
04 Haziran 2025
Şebinkarahisar – Ankara

YÜCEDİR RABBİMİZ


YÜCEDİR RABBİMİZ

Tektir. Yüce rabbimiz yüce.
İsteyene verir, gönlünce.
Hızır gelir, kul sıkışınca.
Yardım eder, hep, gündüz, gece.

Bağışlar da rabbim bağışlar.
Her zaman o’ na yalvarışlar.
Er vakit, nasip dağılışlar.
Vesileyle karşılayışlar.

Her ne yaparsan yap, rab bilir.
İmtihanda kulları görür.
Her neredir, iş bu gidişler.
Sadece onadır dönüşler.

Sadece O’na inanırız.
Ve sadece o,’na taparız.
Ondan başka ilah bilmeyiz.
Ne dilersek ondan dileriz.

Cihanı aleme hükmeden.
Haberdardır akıbetinden.
Geleceğin bi cümlesinden.
Tayin ve de tekerüründen.

Hüküm sahibi o vesselam.
Ondan ötesidir hep yalan.
Sen, sen ol da, hep o na inan.
Ayrılma asla hiç yolundan.

Sadece O ölümsüz olan.
Cihan-ı alemi yaratan.
Daima hep ayakta tutan.
Koruyan, kollayan, yaşatan.

Yücedir rabbimiz hep yüce.
Kavuşacağız gün gelince.
Adı gönlümüzde hece, hece.
Andığımızdır, gündüz, gece.

Ya allah, bismillah, deyince.
Yaz dedi içimden gelince.
Kağıt, kalem, dediğin nice.
Döküldü sayfaya ince ince.

12 haziran 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar -Ankara

ANLADIK DOST KALDIK


ANLADIK DOST KALDIK

Tek başımıza kaldığımızda anladık, dostlarımızın aslında tatilde kaldıklarına.
Bir yaz rüzgarıydı esti geçti.
En son kalkarken vapur limandan, el salladık.
Ömrümüzün sadece bir ilkbaharı, bir de yazı vardı.
Kim derdi ki ; Sonbaharı haltedecek kara kış, gazellerinde üstünü örtecek.

Derin bir iç çektiğimizde anladık.
Dostlarımızın hikaye kitabımızın renkli kahramanları olduklarına.
Kimin, neyi, nasıl, yazdığına göre şekillendirdik.
Hayal dünyamıza nasıl da sığdırdık?
Ömrümüzün sadece anları vardı.
Kim derdi ki: Açılınca gözler,hikayeler de, masallar da bitecekler.

Güngeldi. Düşündük. Aslında hiç anlayamazdık.
Anladıklarımız anlamak istediklerimizdi. Keşke dedik yine.
Anlamak istemediklerimizi de anlasaydık.
Dostlarımız ayrı, ayrı, dünyalardandı.
Ömrümüzün her mevsiminde varlardı.
Kim bilirdi ki: Ortalık çokta aydınlık değildi.
Mevsimlerin aslında çokta önemi yoktu.
Göremediklerimiz gecemizde. Duyamadıklarımız gündüzümüz de kaldı.
Ömrümüz den, İki yarım dan bir bütün çıkarmaktı.

Uzun lafın kısası, anlamak bize münhasır.
Ömrümüz sınırlarımız. Mevsimler duraklarımız.
Biz ve yaşam. Bir kısadan bir uzun çıkarmak gibi.
Anlayarak, kavrayarak, yaşamak. Dostlarımızı anlamak.
Kitabın sayfalarını bitirmeden, tekrar başa dönüp, tekrar yapmak.
Zamanı geri getiremesekte aslında, okumadan geçtiğimiz sayfalarında, var olduğunu görmek.
En güzel dostluklar anlamakla başlar.
Bizleri zorluyan ihmalkarlıklar. Onlar da olmasalar.
Bir başka yaşanırdı ömürde kalan boşluklar.
Bir daha yeri dolmasalarda, içimizde kalan kabarcıklar.
Bir balon gibi arada bir patlayacaklar.

GÜVEN GÜRBÜZ
05 MAYIS 2025
Şebinkarahisar – Ankara

İriler ve inceler

 

İRİLER VE İNCELER

Süzüle, süzüle, ey hayat! Eleğin tellerinde kaldı, süzüldükçe en irileri geriye.
Yaşadıkça gördük. Suyun akıtıp gittiği yerde birikti, en inceleri, tane, tane, kovaya.
Baktık ki; İşe yarayanlar, yaramayanlar. Başladılar bir araya gelince hepten ayrışmaya.
İncelerden inceler, inciler. İrilerden iriler, seçmeceler. Her birileri her bir sayfaya.

En irileri. Zamanında çoktu elbet becerileri. Zamana yenik düştü, işte bu dedikleri.
Seçildi en inceden inceleri, zariflikleri, güzellikleri, çoktu elbet onların al benileri.
Farklıydı ağacına göre, her bir ağacın dallarında açan, rengarenk renkli çiçekleri.
Kayboldu maziyle birlikte sonra her birileri, evrildi, çevrildi, kitabın sayfaları.

Ömür dediğin oldu zamana süzgeç. Zaman dediğin işte, gel, geç. Tutamadı hiç bir ataç.
Sayfaları tek, tek, aç. Okunacak kelimeler kaldıysa eğer bir kaç. Dört ayaklı bir sac.
Otur her birine bir hikaye seç. Görmeyen gözlere de büyüteç. Kimine göre hepsi bir hiç.
En irilere uzak bir köşe seç. En incelere ise bir pencere aç. Hayat sana her şey revaç.

İrileri, inceleri, karanlığa doğru geceleri. İnci, boncuk, gibi şu mazinin hikayeleri.
Yaşam penceresinden bakanları. Kimi gidip görenleri, kimi sadece seyretmesini bilenleri.
Süzüle, süzüle, tükenenleri. İnceleri. Bir köşede kalmış. İrileri. Hatırlatır sayfaları.
Anlatacak tek bir kitap kaldımı anıları? Her birinden hikayeleri. İrileri ve inceleri.

23 Mayıs 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara