Anlamak

Anlamak

Anlamakla başlar, atılacak adımlar.
Adımlar atıldıkça, anlam kazanırlar.
Anlamla oluşur, yeni, yeni, kavramlar.
Kavramlar, kati, anlamakla, kavranırlar.

Anlamadığını, anlamakta bir anlam.
Anlamayı anlamlaştıran, doğal yaşam.
Anlaşılan, bilmek gerektiği, yol, yordam.
Anlamı anlam yapansa, anlayan adam.

Yalnış anlaşılmalardır kutuplaşmalar.
Anlamayanlardır, bilmeden anlatanlar.
Anlamadan, hatalara da yol açarlar.
Anlamlar, anlaşıldıkça anlaşılırlar.

Anlaşılır olmak, anlamanın yarısı.
Geriye kalan, araştırıp, öğrenmesi.
Anlama, anlam katmak ise, başarısı.
Yarım, yamalak, bakıp, bulunmaz ortası.

Güven der; Sorunlara çözümdür anlamak.
Anlamakla, iletişimde çağ atlamak.
Anlam kazanır, çözümlere odaklanmak.
İşin sırrı, anlayarak, iyi anlatmak.

05 Haziran 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Gönül dostu görür

Gönül dostu görür

Gönül gönüle karşıdır, o’nu işitir.
O’gönüldür’ki severse, yanar, tutuşur.
Bir bağ, bir bahçe, için de neler yetişir?
Yetiştiren bilir, o’da gönül işidir.

Bağda gülü, gülüstanı, koklar, uzanır.
Uzanır, bilmezse, göze tiken saplanır.
Bir dağ, bir tepe. Yüksekten neler gözlenir?
Görür, koklar, sis sarar, eteğini kaplar.

Sevgi dalda, çiçeği sevda, eli darda.
Bahtına küser, yola düşer, her nerede?
Çare arar, kimleri sorar? gurbet elde.
Ayak yürür, hasret büyür, dizleri yerde.

Kadrini bilir mi çekmeyen her kimlerin?
Yaşayan görür, var sebebi, her hikmetin.
Gözünde değerin olur mu hiç ellerin?
Varsa sende eğer, ver,’doysun’de gözlerin.

Güven der; Bağ, bostan, gezdik, görmedik doyan.
Ne sözler verdiler de, hepsi yalan, dolan.
Ne mani yazdıkta, gönülleri okşayan.
Boşuna arama, dosttan yana anlayan.

04 Haziran 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Meğersem

MEĞERSEM

Bir varmış, bir yokmuş, bir kendini beğenmiş.
Tuttuğunun, altını, üstüne getirmiş.
Meğersem bilemediği, geleceğiymiş.
Masal bu ya, kaf dağının tepesindeymiş.

Bir varmış, bir yokmuş, çokca umursamazmış.
Bakmadan geçer, görmez, koşar, uçarıymış.
Meğersem bilemediği, ateşe dalmış.
Masal bu ya, yanmış, tutuşmuş, külü kalmış.

Bir varmış, bir yokmuş, hep dünyayı gezermiş.
Zevki sefa eder, dert ve keder kalmazmış.
Meğersem bilemediği, yakınındaymış.
Masal bu ya, kendi, kendisini tüketmiş.

Bir varmış, bir yokmuş, hep tepeden bakarmış.
Pire den berber, deveden tellal, ararmış.
Meğersem bilemediği, şansı kalmamış.
Masal bu ya, deve kalk, pire uç, uyanmış.

Güven der; Dünya hanı bir masal, bak, tanı.
Mihnetsiz, el, ele açar mı kapısını?
Meğersem bilemediği can, tanır canı.
Masal bu ya, üşüyen bulur hırkasını.

31 Mayıs 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara