Kanma

Kanma

İçi boş, dışı hoş, oyalanma, sende koş.
Çal oyna, gül oyna, gerisine meydan boş.
Çalgısı, çengisi, sazlısı, sözlüsü, hoş.
Akşama sabah der, geceden kalma sarhoş.

Yol üstünde durma, bulunur bir bahane.
Gelen geçer sorar, düşme sakın diline.
Her yer de bulunur, kahvehane, çayhane.
Anlatma derdini, her önüne gelene.

Yalnış anlar, doğru beller. Ne bilsin eller?
Odun yanar, ateş çıkar, dumandır tüter.
Ne yaz kalır, ne kış biter, Yaş olur akar.
Yanılma sakın, ummadığın taş, baş yarar.

Kanat çırpar, uçar, bir yerler den bir yere.
Öğüt veren, öğün vermez, kanma ellere.
Göçmen kuştur, bulur, uçar sıcak illere.
Konunca anlarsın, gül diye tikenlere.

Güven der: Su katılır mı hiç pişmiş aşa?
Dediler; ‘Neydelim ocakta pişmemişe?’
İlim, irfan, görmeden, olurmu hiç paşa?
Baktılar, kimin hallerine, kimler şaşa.

24 Mayıs 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Bir cevap yazın