Unutulmak yazgımıdır?

“..Hayat böyle bu gemide,

Eskiler yiter yenide.

Beni değil kendinide,

Unutursun mihribanım.”

Nidalarıyla bir türkü çalıyor radyoda,ve devam ediyor……

“..Sitem ettin gündüz gece,

Unuttunya büyüyünce,

Ömürde geçti böylece.

Unutursun Mihribanım..”

Unutulmanın insanoğlunun bir yazgısı olduğuna inanmıyorum.

Hayat felsefesi,bireysel egolar,tatminsizlik,örf ve adetlere karşı antipatik hisler,psikoloji,toplumsal yaşayış tarzı,beğenmeme,v.s

Arayan,soran insanda unutulur.

Kendisini hayatta bir kez dahi arayıp,sormadığınız halde,sizi hep arayan,soran bir dost düşünün,o size muhtaç veya mecburmuşta arıyor,soruyormuş gibi algılarsanız,bir gün gelir o sizi arayan soran insanda sizi bir daha arayıp,sormaz. O zaman unutulduğunuzu değil,unutulmayı hakettiğinizi düşünün.

“Her koyun,kendi bacağından asılır ” derya atalarımız..

Akraba ilişkilerinde;

Bir toplumda düşünün kendinizi, bir akrabanızla yanyana geldiğiniz anda,bir başkası sizlerin akraba olduğunuzu hatırlatsa,şaşırır ve herhalde büyüklerinize yüklerdiniz hatayı. Bilmiyorduk ki dersiniz.

Oysaki kopma toplumsal kopma. Bir çığ gibi büyümekte. Maneviyat ayaklar altına alınmakta,hatta bıraksanız kimileri yabancı toplumların yaptığını yani 18 yaşını bitirdiği anda aileden kopmuş,onlara göre bağımsız ve özgür bir model olacak,adıda çağdaş aile modeli. Bu gün toplumları kemiren uyuşturucu bağımlılığı,kısa süren evlilikler, vb.. temelindede bu toplumsal çöküşler yatmaktadır .Kapitalist düzenlerde Zenginliğin doruğuna ulaşmış toplumlarda dahi iç huzur dediğimiz olgunun yokoluşu sayesinde,mutsuz,holigan,hırçın insan tipleride yaygınlaşmakta.Yine ve hep bizler bu olayları hep yoksul ve varoşlar dediğimiz ezilen sınıfın yaşadığı toplumlara maletmeye çalışırız..

Bu toplumsal çöküşlerin temelinde Büyüklerin üzerine düşen görevi bilinçli olarak yerine getirmediğinden,bu yüzden kendilerininde unutulmaya mahkum olduklarını ve bundan dolayıda acı çekmelerinin bir gün kaçınılmaz olacağınıda anlamaları şart.

Gençlerin, pembe düşler dünyasında fazla gezinmeden,hayatın gerçek yüzüne hakim olmaları,kendine değer veren büyüklerine,eş ve dost ve akrabalarınada sahip çıkarak bir gün çoluk çoçuğa karıştıklarında çoçuklarınada soy ağaçında var olan, beğensede,beğenmesede bu bireyleride anlatması,hayattan anladıklarından bir nebzede olsa ilham vererek,sevginin manevi gücünün aşılanması lazımdır.

Dost ,arkadaşlık ilişkilerinde; Yıllarca sevdiğiniz veya sevmediğiniz insanlarla içiçe yaşamışsınızdır,veya hiç yüzününü dahi görmediğniz halde sanal alemde dost ve arkadaş olduğunuz insanlarda olmuşdur. Yada sadece bir kez yüzünü gördğünüz halde bir dostunuzla,yıllar sonra tekrar karşılaşmış dostluğunuzu pekiştirmişsinizdir.

Birde düşünün Araya giren hayat mücadelesinin hezimetleri,ayırmış yollarınızı ve unutulup gitmiş yılların karanlığı içinde,hiç yaşanmamış gibi..Ve bir gün arayıp sormak gelmiş aklına,sarmaş,dolaş,bacı gardaş..Ne hoş bir duygu değilmi .? yada unutulup giden yıllara meydan okurcasına bir gün çıkmışsınız yollara,sarılmışsınız telefonlara,sitemler,haykırışlar,serdenişler..

İnsanoğluyuz.Sonuçta etten kemikten yaratılmışız.Faniliğimiz bu dünyadan ibaret,fazla söze ne hacet ,varsa kısmet gelir sepet sepet.Yoksa zahmet yağmaz rahmet..

Burdan görünmeyen dostlarada mesaj olsun.

Ne kadarda yürekten gelen sese kulak vererek yazsamda bu fani satırları. Biliyorum ki kalbinde o manevi gücü olmayan hiçbir yürekte,bu duygular filizlenmeyecek.

Ve inanıyorumki yine tarih koparak yazılacak,Soyağacı memleketteki kütük defterimizde kalacak,yine sözlerimizlede attığımız sopalar kalacak,kafamız yarılacak,kanlar akacak..

Belki roman,belki hikaye,belki film olacak.Bizler yine kafamızı duvara değil,yastığa vuracağız.

Yazılacak çok şeyler var,ancak hiçbir zaman unutmamak gereken en önemli olgu maneviyat. Kimileri Maddiyata tapmaktan,kimileri bulamamaktan yakına dursun,Maneviyat her zaman kazanacak. Bir dilim kuru ekmeklede yaşasanız hayatı, dolu,dolu,yaşamak İç huzuru yakalamak önemli. Maddiyatın gücüne kapılıp değer yargılarını unutan insanlarda bir gün iç huzuru bulamadan,ebediyete intikal edecek,geride hatırlanacak bir manevi değer bırakmadan..

Sağlıcakla kalın Unutmadan,Unutulmadan kalın..

Her zaman olmasada arada birde olsa hatırlanmak için maneviyatında var olduğuna inanın..

Güven Gürbüz

01.12.2002 Ankara-Çankaya

Şebin Medya Genel Yayın Yönetmeni