YOL VE YOLCU

YOL VE YOLCU

Yorgun düşmüş yolcu. Yolun görünmüyorsa ucu, bucu.
Bildiği tek bir şey var. Her neresinden baksa sonuncu.
Yollar yorgun, yolcu yorgun. Kimin, nerede, hangi suçu?
Yollara düşen yolcu. Bakar ki yollar yollara yolcu.

Hayat yolunda bir garip yolcu. Fikir düşünde yolcu.
Kim nerede hancı? Baş tacı. Hancı da ömürde yolcu.
Bakma. Yolu açan da yolcu, Yolu uzatan da yolcu.
Yolu kapatan yolcu. Ara, bul, nerede ucu, bucu?

Adı dünya hanı misafir eder konanı göçeni.
Hangi yolcu varmış ki, dünya da yol almadan gideni?
Gidişinden belli derler, yolların halini bileni.
Halin iyi ise ten taşır, her nere gitsen bu canı.

Yoldan bilinen, hal ve gidişin çizdiği ince çizgi.
Yola düşen bilir, artar yol aldıkça çoğalan sezgi.
Yolun her nerede değişir, yolda belli olur rengi.
Yol yol da hiç aramaz dengi, yolcu arar bulur kendi.
Yola sorma kimdir bu yolun kurdu. Hep aşanlar buldu.

Güven der yorma kafanı sakın. Yol da sen, yolcu da sen.
Birlikte aşılır bu yollar önce haber ver sevgiden.
Hayat bir yol, sense bir yolcu, düşününce var bir ucu.
Bağlanılan hayat baş ucu, tükenen ömür sonuncu.

Güven Gürbüz
11 Ağustos 2025
Şebinkarahisar – Ankara

 

YALNIZ ADAM

YALNIZ ADAM

Bir vefa görmemiş, hangi birini söylesin?
Sırtında taşımış, hangi birini indirsin?
Susmuş, kenarda kalmış, hep içine atmışsın.
Yalnız adam, baktıkça sen her bir köşedesin.

Dert yükü demişler sana, sırtını dönmüşler.
El yerine mi koymuşlar? unutup gitmişler.
Adını koymamış, memleketini sormuşlar.
Yalnız adam, uzaklardasın. Nasıl görsünler?

Ha bu gün, ha yarın, derken, tez elden geçersin.
Hep kendine mi söyler, kendini mi dinlersin?
Derviş misalisin, her nerelerde gezersin?
Yalnız adam, her yerdesin. Niye bilinesin?

El kapısın da geçti ömrün, eller ne bilsin?
Sen çektin çilesini, zahmetini, ne dersin?
Sıvazlı sırtın.Okşandı başın. Ne anladın?
Yalnız adam, varmaz farkına yalancıların.

Hangi biri yokmuş, bakıp yüzüne gülmeyen?
Sessiz, sakin, gizli, sinsiden, kuyu kazmayan?
En yakının da değilmiydi kapıya atan?
Yalnız adam, her yüze gülene, sendin gülen.

Güven der bilen bilir, bilmeyene ne dersin?
‘Hak herkese hak’ diye bilen, beriye gelsin.
Söyleme sen. Yaradana havale edersin.
Geçti zaman, oldu yalan, bak, olmaz hiç soran.

Güven Gürbüz
29 Temmuz 2025
Şebinkarahisar Ankara

BIRAK GİTSİN

 

BIRAK GİTSİN

Sessizliğin karanlığın da yıldızların işi ne?
Ay bile parlaklığını yitirmiş. Hüzün. Kime ne?
Çığlıklarınla düşüncelerine gem vururken sen.
Bırak gitsin mazilerin kırıntılarından kalan.

Her nerede yarım kalmış, uçuşan ümitlerinden.
Gün ışığına teslim olurken, birer, birer, dipten.
Ah işte o’zaman. Günleri, aylara, yem etmişken.
Bırak karnı doysun artık, aç gözlü dünya hislerden.

Kar topu gibi kardan, büyürken hayal ettiklerin.
Bir günde erir gider, kar misali hissettirmeden.
Yeni değildir bak, gözlerin den sessizce süzülen.
Buharlaşan emeklerin, gecelerin, gündüzlerin.

Bırak gitsin, kararsız uçuşan uğur böceklerin.
Her biri bir güne saklı, gizlenmiş, pempe düşlerin.
Düşüncelerine kanat takmış kelebek gibisin.
Kendi hikayeni yazma peşinde uçar gidersin.

Bırak gitsin, kısa ömrüne sığmayan hayallerin.
Yıldızların sabahı, gündüzün akşamı kadarken.
Büyüttüğün küçülmesin, zamana yenik düşerken.
Gerçekler, elinde tuttuklarınla aynı değilken.

Güven Gürbüz
29 Temmuz, 2025
Şebinkarahisar Ankara

EL KAPISI

 

EL KAPISI

Her nere gitsen vardır iki duvar arası.
Gün gelirde sarar, kaplar, içini tasası.
Gece, gündüz, sabah, akşam, bitmezki kaygısı,
Boşuna söylememiş her kimler, el kapısı.

Yapana sormalı en iyi ustası bilir.
Bakma, aldanma, kanma sakın, almadan verir.
Ne gece bilinir, ne gündüz, hep çalış denir.
Hangi an yok ki, canın yanası, el kapısı.

Alır gençliğini de geçer ömrün yarısı.
Varsa görmeye, kaçırma, bir anın nefesi.
Çektikçe çeker, içine gömülür acısı.
Boşuna dememişler, burası el kapısı.

Ne çektiğini bilir ne çekeceğin yası.
İçecek varsa bir yudum sudur dolu tası.
Alır da vermez geri, görürse bir başkası.
Yaşamımız, yaşayacağımız, el kapısı.

Bilemedik dostum, vefalı sandık hepisi.
Yarı yolda bırakıpta gittiler yarısı.
Yarış bitti dediler işte finiş çizgisi.
Bir kapanır, bir açılır oldu el kapısı.

Uzun görünür önce kapıdan içerisi.
Çabuk geçer ömürden, anlaşılır cefası.
Kim kime der geçerler, bulunmaz bir vefası.
Pas tutmaz çelik gibi sağlamdır el kapısı.

Güven der, gençlikte her kimin yoktu hevesi.
Hiç birinin birbirine uymadı havası.
Yaş geçti, ömür de bitti. Bitmedi mazisi.
Anlattıkça anlat,anlat, bitmez el kapısı.

22 Temmuz 2025
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara