Unutmuş unutulmuş

Unutmuş unutulmuş

Resmetmiş, bil ki kalbine, siyah, beyaz, rengi.
Savruluyor, bulunmuyor, rüzgara bir dengi.
Kilitlenmiş, kendisi kendine, yoktur ilgi.
Unutmuş, unutulmuş, ufukta ince çizgi.

Terketmiş dostlarını, uzak diyarlar arar.
Bulamıyor, bulunmuyor, denizleri yarar.
Dibe batmış, içten içe, iç çeker, yosunlar.
Unutmuş, unutulmuş, baka kalır balıklar.

Küsmüş bahtına, talihe, kadere, şanslara.
Meyletmiş, kim bilir kimlere? düşmüş yerlere.
Karlar yağmış, bahar da çiçek açan dallara.
Unutmuş, unutulmuş, hasret kokan kollara.

Yılları arkasına almış, dönüp bakmamış.
Ecdatı aklına gelmemiş, bir gün sormamış.
Zihin bulanmış, hava kararmış, hatırlamış.
Unutmuş, unutulmuş, kendine hayıflanmış.

Güven der; Ata sözüdür, neler söylemişler?
‘At’ın semeri, üstüne yük olmaz’ demişler.
Gam ve keder. Kimler sırtına yüklenmemişler?
Unutmuş, unutulmuş, ‘kader işte’ demişler.

13 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara