Şehrin sokaklarında

Şehrin sokaklarında

Gün ışığına hasret kalmışsa evler.
Solar, birer, birer, açmaz o’ çiçekler.
Yoksa yanacak odunu, soba neyler?
Şehrin sokakların da, yoksun o’ günler.

İsli duman, sararsa bacalarını.
Anlat, maziden kalan anılarını.
Göster, kenar da kalan yaşlılarını.
Şehrin sokakların da, göz yaşlarını.

Her gün süpürülür evlerin önleri.
Balkonları süsler, saksı çiçekleri.
Pür telaşlı, uçuşuyor arıları.
Şehrin sokakların da, vızıltıları.

Kim tanımaz ki, ah bu ahşap evleri.
Bastonuyla el sallıyor birileri.
Kanatlanıp uçmuş, kimbilir kimleri.
Şehrin sokaklarında tek ümitleri.

Güven der; Ne kadar da masum şu evler.
Kireç badanalı, içten kepenkliler.
Gündüz açılırlar, gece kapanırlar.
Şehrin sokakların da selamlaşırlar.

12 mart 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Dünya düzeni

DÜNYA DÜZENİ

Güçlü güçsüze olursa hükümran, el aman.
Basma bam teline heman, kıyamettir kopan.
Ne nizam kaldı, ne intizam, bozuldu mizan.
Tartmıyor terazi, her biri, birine fizan.

Her ne kaldıysa, bölünüpte parçalanmayan.
Kırıp dökülenler, uçtan uca, feryat figan.
Dünya kuruluyor, bak her gün, sil baştan, inan.
Aranıyor şiraze, her birine, bir uyan.

Devleşen develer var, Dünya niye küçüldü?
Yeşerecek çöller sayar, rüya da kayboldu.
Gücüne güç katanlar, bulutlara saklandı.
Kandırıyor farazi, ateş, düşene yandı.

Yüzüne su serpiyor, yalancıktan, yar, yaren.
Uyanıyor uykudan, uyumaktan yorulan.
Güneş batıyor ufuktan, akşam geldi çoktan.
İnanmıyor marazi, ‘sarın filmi’ der baştan.

Güven der; ne anlattık? bilen var, bilmeyene.
Bilen söylesin, halden, hale, hallicesine.
Zamane hikayesi, türlü, türlücesine.
Sahi, inanda, inanma dünya düzenine.

02 mart 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Memleket der idi

Memleket der idi

Memleket der idi; rahmetli, çok kederli.
Neresinden bilmem, tutupta elemeli?
Eleğinden geçmiyor, kalınları belli.
Dayanırmı hiç? yırtıldı eleğin teli.

Memleket der idi; çok bilgili efendi.
Çok söyledi, kimselere dinletemedi.
Bir ömür buhar oldu, boşa geldi, geçti.
Durdu sonra akıl, düşünmekten vazgeçti.

Memleket der idi; okur, yazar, çizerdi.
Kim okuyacaktı? nerede bulacaktı?
Gün geldi, yaşta kemale erdi, yaşlandı.
Unutuldu gitti, bir kenarda tek kaldı.

Memleket der idi; nelere de, soyundu.
Olmaz dediler, o’ düz duvara tırmandı.
Kürsülere çıktı, baktı, hepsi kayboldu.
Yenilerden yenilere hep mazi oldu.

Güven der; kimler? kimlere neler söyledi?
Bilmem, ne çabuk çıktı? bir kulaktan girdi.
Düşündü, taşındı, yok, yine anlamadı.
Elbet dedi, daha epey zamanı vardı.

25 Şubat 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Gösteriş meraklısı

GÖSTERİŞ MERAKLISI

Ne de güzeldir aynası, baktıkça bakası.
Bilmez ki, vardır bir de aynanın en arkası.
Işığa göredir, sıfatını yansıtması.
Bakar da bakıştırır, gösteriş meraklısı.

Çeker çekeceğini, hoş gelir cazibesi.
Kim, kimedir? kimler için? en marifetlisi.
Onda olsun ister, her birinin en alası.
Süzülürde süzülür, gösteriş meraklısı.

Sorma, her paye onda, hepsi kendi çevresi.
Bulunca kaçırmaz, peşinde çoktur gölgesi.
Saymakla biter mi? çoktur makamı mevkisi.
Övündükçe övünür, gösteriş meraklısı.

Tez unutur gider, yerlisini, yurtlusunu.
Gelir, geçer, bakar, görmez, çullu çulsuzunu.
Baş köşeye oturtur, paralı, pullusunu.
Şıkır, şıkır, şıkırdar, gösteriş meraklısı.

Güven der; üstünlükten üstündür övünmesi.
Yarıştırıp yarışması, sonradan görmesi.
Gelip geçicidir hep, boşa, caka satması.
Yakındır, her şişen balonlar gibi sönmesi.

06 Şubat 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara