NELER SÖYLER KİMİ? AYNEN ÖYLE DEĞİL Mİ..?

NELER SÖYLER KİMİ? AYNEN ÖYLE DEĞİL Mİ..?

Memleket diyarı. Anlatır halleri. Kimi ileride koşar, kimi geri.
Sorsan, nede çoktur derdi, kederi. Sus bilmesinler der biri.
Bilirde söylemesini bilmez diğeri. Kimi hesap eder ederi.
İşine gelmezse durur geri. Kiminin dünyadan bir haberi.
Unutmuş kimi okuma, yazmaları. Kimi dinler kulaktan duymaları.
Kimi atar, tutar, yalanları. Çok olur kiminin yakınmaları.
Biri çıkar derse ki bırak onu bunu. Takip et parmağımın ucunu.
Kaybedersen ucunu. Bir daha bulamazsın umduğunu.
Anlatmalı dedik sorunları. Gurbete bağladık insanları.
Koşan geliyor yazları. Değişecek mi acep memleketin kaderleri?

Kim hizmete aday? kim kısmete baybay? Tut ucundan birde sen say.
İçeriden dışarıya. Dışarıdan içeriye. Tut ucundan gel beriye.
Biz, biz olur kaynaşırız. Gurbet, sıla birleşiriz.
Memlekete hizmet deriz. Gözümüzün tuttuğuna oy veririz.
Laf dediğin gediğine. Bırak onun, bunun dediğine. Kim, kimin sepetine?
İyi bakmalı niyetine. Kulak asma her söyleyene.
Çığırkanlar çıkarlar. Etrafa seslerini yayarlar.
Kimi kimden duyarlar. Bilirler okuyanlar, yazanlar.
Memleketi severiz. Uzak, yakın takip ederiz.
Kimden ne gördü, onuda biliriz. Hesabı, kitabı iyi yaparız.

Söylemeye ne hacet halleri. Yolların yok ki söylese dilleri.
Koparmayın yazıktır gülleri. Unutmayın bülbülleri.
Ona bakar, buna döneriz. Halimiz hallice kime anlatırız?
Örnekleri çok veririz. Döner,dolaşır benzetiriz.
Dertlinin derdi dertten değil. Dertli, derdini kulağına söylesin eğil.
Duyanlar vermesin diye kimseye meyil. Bakmasın sonra der, melül, melül.
Her nere baksak savsam der başımdan. Değer biçiyor üstüne başına bakan.
Eğer eğriyse birde yakan. Çok olur işte o zaman arkasını dönen.
Çıktık pazar eyledik. Gördük nazar edindik. Bizler neyi,nasıl bildik?
Biz kime, neyi,nasıl anlattık? Kendimiz,kendimize çok ama çok söyledik.

Hoca Nasrettin dururmu? Bizi bizden sorarmı?
Yazılmış fıkralarmı? Örneklerle anlatırmı?

Neler Çektiğimi Görün

Nasreddin Hoca eşeğinin dışında zaman zaman katır ve ata da biner.
Uzak yolculuklarında tercih ettiği atı biraz huysuz olunca Hoca bunu satmak ister.
Atı pazara çekince, alıcılar yaşını belirlemek için,
atın dişine bakarken hayvan şaha kalkıverir.
Ayaklarına baktıklarında çifte atar. Kısacası at huysuz mu huysuz…
Etraftan;“Yahu Hocam, huysuz atı kim alır?” filan deyince, attan canı yanan Hoca;
“Ben de biliyorum huysuz atı kimsenin almayacağını,
ancak benim neler çektiğimi görmeniz için pazara getirdim.” der.

Anlatana değil anlattırana. Huyundan husundan çektirene.
Kim ki rahatlar başından defedene.
Dinleriz, dinleriz. Yerli, yersiz yerde de gürleriz.
Biz hangi rüzgarın gülüyüz? Birbirimizi, bilmeyiz.
Kimi yamadan seslenir. Kimi dağda sislenir.
Kimi ovada keyiflenir. Kimi yaylada serinlenir.
Haline bakıpta hal bilinmez. Lafıgüzaftır anlaşılmaz.
Yol uzundur eğleşilmez. Her yola halı serilmez.
Gel gidelim dosta doğru. Kimi yaşım der, kimi kuru.
Sular akmayınca olmuyor duru. Sen doğru yolunda yürü.

Selam ve sabah ile..

Güven Gürbüz

25 Eylül 2023

Şebinkarahisar / Ankara