EMEKLİYE, EMEKLİYE….

EMEKLİYE, EMEKLİYE….

Rüzgar esmiyorsa eğer, yağmur çise bile atmıyor, doğa ananın kalbi küt, küt, atmıyorsa eğer.

Bırak dalında kalsın yaprak demiyorsa, neyleyim bahar seni, neyleyim çoraklığını, mevsimler senin olsun.

Nankörlük diz boyu, vefasızlık kader, İnsanlık sefalet, fakirlik dipte, hasret kitap sayfalarında kalmış ise.

Özlem bitmiş, ateşi sönmüş ise sevgi meşalesinin, neyleyim dostluk seni, neyleyim makamını, mevkini. Saraylar senin, köşkler senin olsun.

Kelimeler kopuk, kopuk, sözcükler düşük yapmış. Şiirler korkak, besteler titrek, güfteler tat vermiyorsa.

Kitaplar raflarına terk edilmiş, sayfalarını güveler yemiş eski kitaplar. Değer paraya eş değer. Duygular metalaşmış sa eğer.

Neyleyim edebiyat seni. Ömrüm yeter ise bekleyeyim. Tarihin gizli çığlıkları duyulur belki diye bekleyeyim.

Bir ömür geçer, har ile, gür ile..Hatıralar unutulur zaman ile, mekan ile..

Gidenler gitti, yeniler bizim ile, bu gün, bu gündür deyip, her gün başka sazlar ile aşk, meşk, dostlar kahvehanesinden yankılanır. Sokaklar daha loş, lambalar renkli, gecenin karanlığına aldırmadan sabahın gün ışıklarına uykulu gözler ile baksın..

Ey ömrüm..Sevdiklerime, gönlümün görünmez saraylarında makam verdim, mekan. Onlar oralarda, onlarsız da yaşayacaklar gözlerim dünyaya son kez bakana dek.

O’hayırsızları, O’vefasızları, kendilerine. Zalimleri ise hakka havale ettim. Hayırsız, vefasız; ettiğini kendine, Zalimlik yapanlarda yaradana elbet verecektir hesabını.

Sen memleketim; pınarlarından akan soğuk sular gibi çağladı gönlümüzde duygularımız, şiirlere doldu, kitaplara aktı belki ama, bir çağlayan olamadı.

Dağlarına, taşlarına, köyümüzün tozlu yolları misali anlatamadı vurdum duymazlara. Tozudukca tozudu, Şimşekler çaktı, seller aktı, yollar bozuldu, gidenler gördü de yollarını aşanlar, görmedi şehirler, görmedi kasabalar.. Bir yer var uzakta o köy bizim köyümüz diyenler. Ne gittiler, ne gördüler. Söyleyenleri de duymadılar..

Köy değildir sözdeki esas. Sözlerdir anlatamadıkları anlamak istemeyenlere.

Köy; unutulanlardır, Köy; bir köşede kaderine ter edilmişler, Köy; anlaşılamamışlar, Köy anlaşılmak istenmeyenler. Köy; Hakkı, hukuku, hiçe sayılmış, savunanı kalmamışlar…

Ben yoruldum hayat diyor şarkının sözleri, gelme üstüme..Söz söyleyen çok olur, söz üstüne. Önemli olan derman olmaktır sözün üstüne..Bahar’ı bahar, çiçekleri dallarında açtıran, susuz bırakmadan en küçük otu, çiğnemeden geçmektir yol üzerinde, karıncayı dahi ezmeden..

Emekli olmak böyleymiş işte…

Emekliye, emekliye, duygularla dolu çıkmak zirveye. Oradan baktığımızda uçsuz, bucaksız yaylaya..

Kuşların sesi daha iyi duyulur, rüzgarın anlattığı hayat öyküsünü anlamaktır kendi kendine..

Sevgi pınarından sevgilerle..
14 Temmuz 2019 Ankara

Güven Gürbüz