Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman..

Kimini ağa yaptınız, kimini bey.
Fakire kapı önü, zengine saray.
Ha babam, ye babam, yokmu soran. Be hey..
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Anasını beğenmez oldu körpe tay.
Kurt kocadı, tazıları aldı alay.
Tutmaz oldu tas,tava,tencere, kalay.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Kimine çile düşer, çekerde, çeker.
Kimine dayı düşer, yaşarda, yaşar.
Bilmezki yaradanın imtihanı var.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Akrebe benzemesin, zalım akraba.
Satmış özünü, bulmuş mal, mülk, maraba.
Sıfatıda değişmiş, tanımadı  galiba.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Yaş erdi kemale, daldı bir hayale.
Karabulutlar çökmüş, o hoş cemale.
Tükenmiş makamı, düşmüş dilden, dile.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Adam olmaz, hatır bilmez, bu nasıl huy.
Aç kulağın aç, sen, sen olda, gelde duy.
Ok fırladı yerinden gardaş, koptu yay.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Güven’der gidelim gönül yaylasına.
Bir selam verelim dostlar meclisine.
Bu gün sağız, yarın ömrün neresine.
Bu ne zamandır bu, sorma bu ne zaman.

Güven Gürbüz
26 Ağustos 2016 saat 20:40
Şebin Medya

Bir cevap yazın