ÇİÇEKLER SOLMASIN ANNELER ÖLMESİN

Bir sabah erken, şafak sökerken;

 

Dünyaya geldinmi? Ana kucağında iki pınardan bol süt içtinmi…? Etrafa yayıldımı sonra bir koku, bir diğeri Ana hariç tuttumu burnunu? Gece nöbetinde yorganın bir ucu elinden kaydımı hiiiç? Eeee bebeğim eeee..“ Dandini dandini das dana..Danalar girmiş bostana..Sür bostancı danayııı.. yemesin lahanayı..”

 

Anneler günü be hey garibim..Bahar geldi çiçekler açtı dört bir yanda..

 

Bir gün güneş taaa tepedeyken;

Büyüdünmü bebeğim? Her gün geleceğe koştuğum o yolda sen…sen..Ben büyürken anacığım sen tükendinmi..? Yemedin yedirdin..giymedin giydirdin..Yinede hep güldün..Hissettirmeden yüreğine gömdüğün acılara rağmen..

 

Akşam gün batarken;

Şimdi yıllar çok çabuk geçti..Birde baktım eser kalmamış senden, Ya anacığım şimdilerde bendende..?

Şimdi yine aynı türküler söylenir Anacığım..” Üşüdüm üstümü örtsene Annee!…..”

Sen yoksun şimdi aramızda ya senin gibi anneler..Çokca.., Ya ömrünü senin gibi harcayanı hoyratça…

Boşa değildi elbet, çektikçe çektiren acılara, birer yumak zalim günlere, ve suskun zamana, şimdilerde yine suskun.., sense çoktaaan, sustun,,Ebedi mekanında toprağın bol olsun..

Bu gün anneler günüymüş..Söylediler duydum..Sensiz anneler gününde yazdığım satırlarda yine sen vardın..“Çiçekler solmasın…Anneler ölmesin….”

 

Sonra çok güneşler doğdu Anne…Sonra benimde çocuklar büyüdü..Everimlik oldular nerdeyse..

Sen beş yaşında kaybetmişsin anneni ben seni yirmibeşimde…Ve aradan yine geçti onbeş daha…Beşlerde takıldım kaldım anne, senin gibi üstümü örten olurmu derken, bir anne’de yanımda, o da anne …Bir fidanın dallarında, hep yanıbaşımda, oysaki sen benim annemdin, O ise evlatlarına anne..

 

Yüreğimde sen hep benim annemmm.. Kışta, yağmurda, çamurda, hemde dik yokuşta, hep duruup nefes alan, bir solukta yokuşları çıkamayan anne..Şimdi o yollarda kalmadı anne..Çankaya’nın dik yokuşunda, insandan çok araba oldu..ya tek büyütsende beni, Benim büyüttüğümden çok, senin meşaketli büyütmelerine denk gelmez benim büyüttüklerim anne!..Denk gelmez gaz lambasının altında kazak örmelerin,..Dere tepe eve kova, kova, su taşımaların..

 

Hani bir gün büyüyecek oğlum derdindin ya haniii? Bakacak annesine en güzel evlerde..

Hani en çok istediğin çamaşır makinen merdaneli ..? O’bile bile tarih oldu şimdilerde..senin kolların sıktı onların yerine, kaynar kazanlarda, bir tokaç sırtında.., çamaşırların yeşil sabunu unuttu anne rendelenmiyor artık sabunlar..Bahçede kaynayan suyun altına odun atma derdi yookk..Oysa senin yüreğindeki sıcaklık bende halaaa var.. Kaldıysa bir eser..Yaşar benimle bir gün yanına gelene dek..Oysaki şimdilerde Sendeki o koca yürek, Anayım.. diyen her anada yoookk…Parmakla sayılır oldu anne…, sadece takvim yaprakları değil..Ağlarken gülmesini bilen tatlı yürekler..

 

Yıllar maziye sünger çekerken;

Bir Anneler gününde daha doldu içim..Sana yazmak istediklerim o kadar çoktuki bir bilsen,,,

Yazdıklarım senin içindi bu gün..Sadece sen vardın.. Sadece sen ve hayalin..

Gidemiyorum kusuruma bakma mezartaşına..Sen orada değilsin aslında.. hep aramızda..

Şimdi sana dokunuyorum..Ve yine yazıyorum gecenin bir vaktinde anneler gününü kutluyorum..

Yıllar geçsede aradan yine seni anıyorum..Yanımda duran koltukta sen biliyorum oturuyorsun şu an. Dokunuyorum sana anne.. Yine biterken satırlarım..

Küçükken çektiğim gibi burnumu çekiyorum..mendilde yer kalmadı..

”Çiçekler solmasın..Anneler ölmesin.!..

 

Bir anneler gününde daha ruhun Şad olsun…

 

Tüm annelerin geçmiş Anneler günü kutlu olsun…

 

Güven Gürbüz