Akar su, uzar ip

Akar su, uzar ip

İyi düşün iyi, dost derler, ne umulur?
İp olur dolanır, çözülür kazak olur.
Su’dur bulanır, aktıkça akar, durulur.
Çoğalır sel olur, dolaşır düğüm olur.

Akar sular akar, vardır elbet bir bendi.
Sükut eyle, sabır dile, dost, bilir kendi.
Düştü yumak, takıldı ayak, yuvarlandı.
Yıkıldı perde, oldu viran, düğümlendi.

Çok dokunma gözesine, yok olur, pınar.
Akar, bilemezsin kaynağında ne kadar?
Mevsim olur, kurak geçer, akar ip kadar.
‘Su gibi aziz ol’bir tas su da sevab var.

Dağlar arasından akar, coşkun dereler.
Göl olur, dolar, boşalır, kucaklar nehir.
İplik misali, yumağından çözülürler.
Çok söylenme kendine, olur hayat zehir.

Güven der; Ömür dediğin akan bir nehir.
Tutamazsın önünü, siler de süpürür.
Gençlik yaz gibi, ince giy, sıcak terletir.
Kalın ipten ördür kazağı, kış tez gelir.

12 Mayıs 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Sordukları Şebinkarahisar

Sordukları Şebinkarahisar

Memleket dediler. Dedim; Doğunun hisarı.
‘Bilemedik’ dediler, Şark-i karahisarı.
Suali; Arzu hali. ‘Anlat maruzatları.’
Yoktur dedim izahı, görmeli buraları.

Şehr-i endam. Baki ihsan. Şebinkarahisar.
Nidasına nida katar, sessiz, sıra dağlar.
Sorarlar, umumi eşraf. ‘Var mı müşkülatlar?’
Kıvrım, kıvrım, kıvrılır. Kıvrıldıkça bu yollar.

‘Ne yetişir?’ dediler. Fiğ, arpa, buğday, çavdar.
Bahar da gör, yemyeşil olur bahçeler, bağlar.
Koyunlar meleşirler, bayram eder meralar.
Şenliklerle dolar, boşalır, yazın yaylalar.

Gezilecek yerler? En önde kalemiz gelir.
Asırlar dan gelen eser, kaya dibindedir.
Roma çağından, Meryemana manastırıdır.
Taşhanlar, Camiler, Müze. Mimari tarzdadır.

Güven der; Soran söyletir, elçiye zeval yok.
‘Anlatacak kim?’ der. Yay nere de? Nere de ok?
Çağreyledik doğruyu, yalana karnımız tok.
Tarihine göz atsalar, anlatılacak çok.

01 Mayıs 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Bilmem hangi zamandı

Bilmem hangi zamandı

Kaybolduk şehrin sokaklarında. Sessizlik.
Neler yağdı? yuttu bizi, sel olduk, aktık.
Dolduk, boşaldık, bendimizi aştık, şaştık.
Bilmem hangi zamandı, bir de hatırlandık.

Uzaklar da kaldık, kendimiz, kendimize.
Yavaş, yavaştı, yapıştı ellerimize?
Tahtını bile kurdu, hayal dünyamıza.
Bilmem hangi zamandı, kondu bahtımıza?

Çağ dedilerde, çağladık, kime ağladık?
Yan yana oturduk, nerelere bağladık?
Görmedik birbirimizi, yumduk, kapadık.
Bilmem hangi zamandı, kimi hatırladık?

Saklandık kendimizden, hisler, ürkek, korkak.
Düşündükçe, karanlık gece, seyrek, titrek.
Yıldızlara baktıkça bak, her şey çok uzak.
Bilmem hangi zamandı, eskidi bu kazak?

Güven der; Bir akşam üstüydü, koptu gece.
Ay ışığında can, hayaller, hece, hece.
Düşündükçe düşün, kendinden bir bilmece.
Bilmem hangi zamandı, gün yüze gülünce?

25 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara

Dünümüzdür yarınlarımız

Dünümüzdür yarınlarımız

Dolu, dolu, yaşa, giden gün geri gelmez.
İyi gün dostları, kötü günde görünmez.
Bilinmez bir yoldur hayat, gün, günü bilmez.
Gün, ay olur, geçer seneler, fark edilmez.

Bir gün acımız olursa, bir gün neşemiz.
Gider kara bulutlar, açar güneşimiz.
Bizi, bizden iyi bilir, sevenlerimiz.
Yeter ki, içten, bir olsun gönüllerimiz.

Raflardan gülümser eski kitaplarımız.
‘Gönül defterinde’ der, hatıralarımız.
Fıskıyeli havuz gibi umutlarımız.
Fışkırır, saçılır, birden anılarımız.

Aldırmazlıklarımızdır hüsranlarımız.
Mağlup mazi, yıkık, dökük, anılarımız.
Irmak gibi akar, tükenir yıllarımız.
Nice dostlarla, ayrı düşer yollarımız.

Güven der; Niye dardadır hazan kapımız?
Döner mi bir daha uğurladıklarımız?
Bahardadır, dünümüzdür yarınlarımız.
Unutulduğumuz gündür yıkıldığımız.

20 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar – Ankara

Unutmuş unutulmuş

Unutmuş unutulmuş

Resmetmiş, bil ki kalbine, siyah, beyaz, rengi.
Savruluyor, bulunmuyor, rüzgara bir dengi.
Kilitlenmiş, kendisi kendine, yoktur ilgi.
Unutmuş, unutulmuş, ufukta ince çizgi.

Terketmiş dostlarını, uzak diyarlar arar.
Bulamıyor, bulunmuyor, denizleri yarar.
Dibe batmış, içten içe, iç çeker, yosunlar.
Unutmuş, unutulmuş, baka kalır balıklar.

Küsmüş bahtına, talihe, kadere, şanslara.
Meyletmiş, kim bilir kimlere? düşmüş yerlere.
Karlar yağmış, bahar da çiçek açan dallara.
Unutmuş, unutulmuş, hasret kokan kollara.

Yılları arkasına almış, dönüp bakmamış.
Ecdatı aklına gelmemiş, bir gün sormamış.
Zihin bulanmış, hava kararmış, hatırlamış.
Unutmuş, unutulmuş, kendine hayıflanmış.

Güven der; Ata sözüdür, neler söylemişler?
‘At’ın semeri, üstüne yük olmaz’ demişler.
Gam ve keder. Kimler sırtına yüklenmemişler?
Unutmuş, unutulmuş, ‘kader işte’ demişler.

13 Nisan 2026
Güven Gürbüz
Şebinkarahisar-Ankara